Ben başka türlü bir hayat istemiyorum, isteyemem de çünkü ben başka türlü bir hayat bilmiyorum. Genç ve sosyete görmüş bir kadının hayatının en güzel yıllarında bir başına köyde, mezara tıkılmış gibi kalmasını bir düşün André, bir başına çünkü babacığım her zaman meşgul, bense... beni bilirsin...
Wolfram’ın okuduğum ilk kitabı, kitap felsefi bir kategoride yer alsa da küçük bir çocuğun babasıyla olan dialogları halinde ve babasının çocuğuna cevap vermekte felsefeden yararlanmasıyla ele alınmış.
Kitapta en çok insanın gölete taş atan ve cup eden sesine kulak vermesi ve yapay zekanın günümüzde hakim olduğunu düşündürüp, insanın bir makine olduğu, bu makinanın gölete taş atıp cup edişini dinlediğini, bu makinanın bozulmuş olduğunu servise verilmesini gerektirdiğini düşündürmesi dikkatimi çeken bir nokta idi.
Aklımda olan ve iyi-kötü davranış konusunda dile getirdiğim bir soruyu paylaşmak isterim: Küçükken kaldırımdaki karıncaları neden ezerdik?