Esir Şehrin İnsanları, Cihan Harbi’nden yenik çıkmış bir imparatorluğun; umutları tükenmiş, yönünü kaybetmiş ve Doğu ile Batı arasında sıkışmış bir toplumun kimlik ve varoluş bunalımını konu alan bir eserdir.
Romanda aydınların halktan ne kadar kopuk olduğu pek çok sahnede açıkça karşımıza çıkar. Baş karakter Kamil Bey’in zamanla yaşadığı iç çatışma, farkındalık ve dönüşüm ise eserin en dikkat çekici yönlerinden biridir. Bu dönüşüm ani değil; aksine yavaş ve sancılıdır. Bu nedenle romanın en inandırıcı ve etkileyici taraflarından birini oluşturur.
Eser, Milli Mücadele yıllarının ne denli zorlu geçtiğini bize anlatır. İşbirlikçilerin varlığı, bu kişilerin nasıl zenginleştiği ve toplum içindeki konumları oldukça sert bir gerçekçilikle işlenmiştir. Kadınların bu dönemde üstlendiği önemli rollerdende bahseder.
Romanın bir diğer güçlü yanı ise “mapus hayatı’’dır. Kemal Tahir, Türk edebiyatında hapishane yaşamını en etkileyici anlatan yazarlardan biridir.
Genel olarak eser, dönemin ruhunu oldukça gerçekçi ve sarsıcı bir şekilde yansıtır. Spoiler vermeden anlatmak zor olsa da, kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.