Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İki oğul ve iki baba. O dönemin toplumsal yapısını bu iki oğulun düşünceleri üzerinden etkili bir şekilde yansıtmış Turgenyev. Bazarov nihilistliği benimsemiş, asi, hiçbir otoriteyi, kuralları kabul etmeyen, Arkadiy ise ailesine daha bağlı, nihilistliği savunsa da ailesiyle çatışmaya girmek istemeyen bir genç. Bazen bu iki arkadaşın aralarında geçen konuşmalardan bazen de Bazarov'un Arkadiy'in amcasıyla arasında geçen konuşmalardan anlayabiliyoruz düşüncelerini. İki zıt düşünceyi de okuyucuya vererek siz kendi doğrunuzu bulun demek istemiş gibi Turgenyev. Diyaloglarda geçen konuşmalar çok fazla anlam içeriyor. Turgenyev'in okuduğum ilk romanı olmasına rağmen anlatımı, dili çok tanıdık geldi. Dostoyevski okuyormuş gibi hissettim. Dili çok akıcı, sürükleyici. Puşkin'den alıntılar da yapmış turgenyev. Kitabın sonunu hiç böyle beklemiyordum. Her şey bir anda oluyor. Bir anda Bazarov mikrop kapıyor, hastalanıyor ve ölüyor. Roman aslında Bazarov'un etrafında geçtiği için bitirişi de karakteri bitirmekle, yani öldürmekle yapmış. Turgenyev bir yazısında "Bazarov'u ben öldürmeseydim o beni öldürecekti!" demiş. Demek ki bu yüzden sonlandırmak istemiş. Son sayfalarında da nihilistliğe göndermeler yapmış sanki. Üzüldüm böyle bitmesine. Turgenyev'in sözüyle bitireyim ben de o halde:
" Eğer okuyucu Bazarov’u tüm kabalığıyla, kalpsizliğiyle, acımasız soğukluğu ile sevemediyse ben suçluyum ve amacıma ulaşamadım demektir"
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
Işgal ettiğim yer öylesine küçücük, evrende bulunmadığım ve umurunda bile olmadığım alanın yanında öylesine ufacık, yok sayılacak kadar küçük ki... ve yaşayacağım zaman dilimi benim bulunmadığım ve bulunmayacağım sonsuz zamanın yanında öylesine az ki... Oysa bu atomun, bu matematiksel noktanın içinde kan dolaşıyor, bir beyin çalışıyor, bir takım istekleri var... Ne kepazelik! Ne saçmalık!
İnsanlar bedensel yönden de, ruhsal yönden de birbirine benzer. Her birimizin bir beyni, bir dalağı, bir kalbi vardır, ciğerlerimizin yapısı da aynıdır. Ruhsal yapımız da hemen hepimiz de aynıdır. Görünüşteki küçük farklılıkların bir anlamı yoktur. Bir tek insanı ele alıp incelemek ötekilerin tümüyle ilgili karar vermek için yeterlidir. İnsanlar ormandaki ağaçlar gibidirler. Hiçbir bitkibilimci her akağacı tek tek incelemeye kalkışmaz.