Vincent Van Gogh

Yüreği büyük yazar....
9/10
·334 syf.··
2025 54. kitabı
“Araştırıcı, yürekli, yiğit yazar Uğur Mumcu'yu, Ankara Hukuk Fakültesi'ndeki asistanlık döneminden beri bilirim. Önce yazılarını, birkaç yıl sonra da kişisel olarak kendisini tanıdım ve sevdim. Son yıllarda onun hiçbir tehdide kulak asmadan ve her türlü tehlikeyi göze alarak deştiği konulardan her biri, ülkemizin ve bütün dünyanın çıkarcılık kenetleriyle kenetlenmiş karanlık yüzlerini ortaya çıkaracak kapıları aralamaktadır. Kahramanlık yalnızca savaş cephelerinde olmaz. Kalemden başka silahı olmayan yazarlık ve gazetecilik alanında da olur. Bu, yadsınamaz Alman filozofu Hegel'in şu sözünü unutmamalı: ‘Bir uşağa göre hiç kimse kahraman değildir; bu görüş dünyada kahraman bulunmadığını değil, onu söyleyenin uşak olduğunu gösterir. ' -Hıfzı Veldet Velidedeoğlu
Alıntı
Papa-Mafya-AğcaUğur Mumcu · Um:ag Yayınları · 1997318 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir ülke yüksek Vergilerle çöküşe gider
10/10
·1662 syf.··
2025 47. kitabı
Bu eseri okuduğumda, 14. yüzyılda yazılmış olmasına rağmen, günümüzdeki olayları dahi açıklayıcı nitelikte olduğunu görmek beni derinden etkiledi. İnsanların ve devletlerin hayat döngüleri üzerine, daha determinist bir bakış açısıyla yapılan yorumlar, yazarın keskin gözlemleri ve analizleriyle birleşince, her bir sayfayı büyük bir hayranlık ve takdirle okudum. Kitap; tarih, bedevilik, şehirleşme, hakimiyet, geçim, sanayi, sosyal hayat, devletler, halifelik ve ilimler gibi birçok farklı konuyu kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. Ancak, özellikle dünyayı belli kuşaklara ayırarak bu kuşaklardaki insanların özelliklerini ve insan topluluklarının devletleşme sürecini ele aldığı bölümler beni derin düşüncelere sürükledi. Devletlerin doğuşu, gelişi dünya düşünce tarihinin en özgün eserlerinden biri olarak kabul edilen Mukaddime’deki kendine özgü fikir ve yöntemleriyle sonraki nesiller üzerinde derin etkiler bırakmış bir âlimdir. İbn Haldun, farklı medeniyetlerle bir arada yaşamaya olumlu bakan islam medeniyetinin yetiştirdiği önemli bir öncü olarak, küreselleşen dünyada çok medeniyetli bir dünya düzeni kuramını oluşturma çabası içinde olanlara güçlü bir teorik temel sunmaktadır . Ayrıca, İslam dünyasında liberalizm ilkelerini eserlerinde barındıran ilk müslüman düşünürdür. Soylu bir aileden geldiği için iyi bir eğitim almıştır. Tunus ve Fas’ta devlet görevlerinde bulunduktan sonra Granada ve Mısır’da çalışmıştır. Kuzey Afrika’nın o dönemdeki istikrarsız ve entrikalarla dolu siyasi yaşamı nedeniyle iki yıl hapiste kalmıştır. Bedevi kabilelerini çok iyi tanıdığı için aranan bir devlet adamı ve danışman olmuştur. Siyasal yaşamdan çekildiği dönemlerde adını tarihe geçiren 7 ciltlik dünya tarihi Kitâbu’l-İber ve onun giriş kitabı olarak düşündüğü Mukaddime’yi yazdı. Eseri, Arap
Mukaddimeİbn-i Haldun · Dergah Yayınlar · 20131,735 okunma
Batıyı geçmek için, batının ciğerini bilmek
9/10
·349 syf.··
2025 18. kitabı
Cemil Meriç, 1974 yılında kaleme aldığı “Bu Ülke” isimli eserinin devamı niteliğindeki “Umrandan Uygarlığa” adlı eserinde Eski Yunan’dan Avrupa’ya, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar uzanan geniş bir coğrafya ve zaman diliminde; kültür, medeniyet ve batılılaşma kavramlarının nasıl anlaşılması gerektiği ve bizler; yani Cumhuriyet Türkiyesi’nin mensupları yeni bir kültür ve medeniyet inşa edebilmek adına neler yapmamız gerektiğini dile getirmiştir. Kitap beş ana bölümden oluşmaktadır. Çağdaş Uygarlık Düzeyi Medeniyetin Ölümü Araftakiler İdeoloji Traduttore Traditore Yazar, birinci bölüme şöyle giriş yapıyor: “Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalının gözünde Osmanlıyız. Osmanlı yani İslam. Karanlık, tehlikeli, düşman bir yığın!” Bu ifadeleri okuduğumda Avrupa’nın yani Hristiyan aleminin, biz Osmanlı evlatlarına yani Müslümanlara olan düşmanlık ve kinlerinin hiçbir zaman yok olmayacağının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren yüzünü her dönemde Batı’ya yani Avrupa’ya dönmüş olmasının, bizleri onların karşısında zavallı göstermekten ileri gitmeyeceğinin farkına varıyorum. Kendi deyimiyle “Avrupa, maddeciliğine rağmen Hristiyan’dır. Hristiyan için tek düşman biziz.” Milletlerin, Çağdaşlaşma ve Batılılaşma süreçlerini sorgulayan ve bu süreçlerin temellerini irdeleyen Meriç, Batı uygarlığı karşısında Türk Aydının tutumunu değerlendirmeye koyulur. Batı uygarlığının temellerini Eski Yunan’a kadar götürür. Meriç’e göre Eski Yunan sefil, hayasız ve iğrençtir. Kendi deyimiyle “Orta çağda dua ve ibadetten bunalmış ruhların sığındığı bir limandı bu ahlaksızlık…” ve şöyle devam eder: “Bugün bize sunulan Yunan manastırlarında görülen rüya, keşişler hayatının bir vahası. Evet Yunan’ın papazlar güzelleştirdi. Onlar olmasa Yunan bize olduğu gibi
Alıntı
Umrandan UygarlığaCemil Meriç · İletişim Yayınları · 20112,101 okunma
Okunası bir kitap....
Puan vermedi·416 syf.··
2025 39. kitabı
Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve giyindiren aşklar adına... Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem... Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi... Siruş başlıklı murassa hançerin kabzasına parmak izlerini bırakanlar, daha avuçlarının sıcaklığı gitmeden hançer kınında kan biriktiğini bilselerdi... Bağdat, İstanbul, Roma, Paris ve diğerleri; kıyılarına vuran yeni aşkın, bütün eski tarihlerini dolduracak yoğunlukta olduğunu bilselerdi... Bilgeler, katiller, asiller ve sevgililer; ellerinde tuttukları kitabın alev almaya hazır bir aşk külçesine dönüşmek üzere olduğunu bilselerdi... Şair, ipeksi dizeleri arasına hayaller gibi sakladığı şifrelerin hoyrat ellerde ihtirasla parçalandığını, sonsuzluk şarabına kadeh yaptığı gelincik yapraklarının kinle dağıtıldığını bilseydi... Ve şimdi kim bilebilir neler olacağını, Babil uyandığı zaman?!.. Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk Alıntıları - Sözleri Susmanın ve izlemenin erdem olduğunu, tanıklığın gerçeği, bilginin de acıyı çoğalttığını öğrenmiştim. "Dost pervasız, felek acımasız, zamanın da dur durağı yok... Dert çok, dert ortağı yok, düşman kuvvetli, talih düşkün... Fuzûli " "Sözcüklerini hoyratça serpiştireceklerdi üzerime, canımın ne denli yandığını hissetmeden." " Dudağının değdiği yerde kalbim çarpıyor Rukâl ... Kafkaslar'ın şakayığı !.. " Beni İstanbul'a çeken, Leylâ'nın aşkı mıydı , yoksa kaderim mi , karar veremiyordum". Dünya insanın gölgesi gibidir; ona sırtını dönersen peşinden gelir de, peşine düşersen hep önünden kaçar.
Alıntı
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 200423,5bin okunma
Kafka iyi kafadır...okuyana .
Puan vermedi·155 syf.··
2025 38. kitabı
Franz Kafka (d. Çek Cum./Prag, 3 Temmuz 1883 – ö. 3 Haziran 1924, Avusturya (41 yaş) Yazar. Franz Kafka, 20. yüzyılın ve modern Alman edebiyatının önde gelen yazarlarındandır. Yaşamı boyunca pek tanınmayan Kafka, yakın arkadaşı Max Brod'a verdiği vasiyetinde tüm yazdıklarının imha edilmesini rica etmişti.... Kafka, eserlerinde özelikle şu üç kavramı işlemeye çalışmıştır: Yabancılaşma, sosyal dışlanma, kimlik sorunları. Bu üç sorunsalı bireyin iktidar karşısındaki baskısı ve iktidarı ele geçiren bireyin dönüşerek, kendi varlığını başkalarının ezilmesine bağlı tutmasıyla temellendirir.
Franz KafkaSander L. Gilman · Runik Kitap · 20228 okunma