Judith bir gün annesine eskiden ikiz olup artık olmayanlara ne dendiğini soruyor.
.
.
.
Evliysen, diye konuşmayı sürdürüyor Judith, ve kocan ölmüşse, dul oluyorsun. Anne babası ölen çocuklar öksüz oluyor. Benim gibilere ne deniyor ki?
Tanrı onu yanına istedi, diyor rahip bir gün ayinden sonra, Agnes'ın elini tutarak.
Agnes hırlayacak gibi, adama vurmamak için kendini zor tutarak hırsla rahibe dönüyor. Ben de yanımda istiyordum, demek istiyor, Tanrı sırasını bekleseydi.
Ölüme "göçüp gitmek" diyen ya da "huzur içinde" ölündüğünü düşünen her kimse, diye düşünüyor Eliza, hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir șey, bir savaş. Vücut duvara tutunan sarmaşık gibi hayata yapışıyor ve onu kolay kolay bırakmıyor, bırakmamak için savaş veriyor.