Nerem varsa insan kalan... İşte orası acıtıyor.
Kargalarla birlikte oturuyor serçeler.
Tokalarımı posta kutularına atacağım. Bir kalkabilsem ayağa, yani sabah olunca...
... Sonra gel al bırakamadıklarını. Nefret etmemek elinde değil. Yapma. Bir mum söndüğünde bir denizci ölürmüş, ya da mavi yüzlü bir kadın...
Kentleri yakmayacağım. Kentleri sularla kaplayacağım. Islak pardösülü adamlara âşık olacağım. Hâlâ sıcak bir koltuk altı dilenen fahişelere, düşlerinden vurgun homoseksüellere. Yeterince mâsumuz artık diyeceğim; kalmadı gözyaşımız.