Bookworm

Bookworm
@Virginiawlf
İngiliz Dili ve Edebiyatı-Dilbilim
125 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı

Bookworm

, bir kitap okudu
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
William Shakespeare
7.5/10 · 22,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mitologya
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Mitoloji hayatımızın her alanında etkisini göstermektedir. Geçmişten bugüne en eski kaynak olan Homeros 'un iki yapıtıyla mitoloji gün yüzüne çıkmıştır. Sadece edebiyatı değil aynı zamanda kültürümüzü, inanışlarımızı kısacası yaşayış biçimimizi oluşturmuştur. Kimi bilir kişilere göre mitoloji uydurma hikaylerden oluşup gerçeği yansıtmadığını öne sürmelerine rağmen diğer kişilerse tam tersini savunmuştur. Mitoloji sadece Yunan ve Roma olarak ikiye ayrılmaz ama etkili olan mitologyalardır. Yunan mitolojisini örnek alan Romalılar kendi mitlerini ona göre şekillendirmiştir ve bu sebeple benzerlikler fazladır. Tanrılar insanlar gibi biçim almasının sebebi Yunanlılardır. Dünyayı sorgulamaya başlayan Yunanlılar hikayeler yaratarak hayatlarına anlam katmaya çalışmışlardır. Bu tanrılar ölümlülerle çok uğraşmış aynı zamanda onlarla eğlenmişlerdir. Kendileri de tabi aralarında çok eğlenmiştir. Aşk, entrika, şehvet hayatta olduğu gibi tanrıların dünyasında da vardır. Zeus 'un çapkınlıkların bedelleri olmuş, güzellikler bir çok belayı sürüklemiş ve daha bir sürü hikaye... Sonuç ise yüzyıllar boyunca hala etkisi sürmektedir. Bu hikayeler kimlere ilham olmamıştır ki... Kimler ne eserler bırakmamıştır ki ardlarından... Bu hikayelerin sonu yoktur ve Yunanlılar çok da keyif almışlardır. Her şeyin bir anlamı bir hikayesi olmalı insanlık için. Yıldızlar, doğa olayları nasıl olmuştur... Yunanlılar onlar için de bir hikaye üretmiştir elbelt. Yalnız mitologya felsefe gelene kadar popülerdi. Felsefenin başlangıcıyla akıl çağı geldi, bilim geldi. Tanrıların oyunun yerini düşünürler aldı.
Edebiyat
MitologyaEdith Hamilton · Varlık Yayınları · 2019696 okunma
Trıstram Shandy
6/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Tristram Shandy eşsiz bir kitap olmasıyla beraber yazarı Laurence Sterne' nin hayatı da bir o kadar eşsiz. Kitabın ayrıntılarına girmeden önce Laurence hakkında bilinmesi gerekenler önceliklidir. Kendisi bir din adamıydı aslında ve hayatını seyahatlere çıkarak renklendiriyordu. Kendi gibi kitaptaki Thristram karakteri de iyi bir gözlemciydi. İlk olarak bu kitap anonim yazıldı çünkü o dönemi düşünmek gerekirse bir din adamından böyle bir kitabın oluşması beklenemez. Anonim olması uzun sürmedi tabi. Okuyucular anladılar kim olduğunu, kendini saklayamazdı da. Eleştiri ve sivri diliyle de bilinen Laurence siyasette de rolünü oynadı. Kitaba gelirsek bir konusu yok. Bölümlerden oluşan hikayeler var ama bu hikayelerim hepsi birbirinden bağımsız ve anlamsız. Okumaktan öte anlamak bir hayli güç. Tristram'ın doğumundan başlayan bu hikaye, onun etrafında gelişen olaylarla devam ediyor. Aslında kendisi ana karakter değil. Kimse bu kitapta ana karakter değil. Kitabı bitirdiğinde ne öğrendin dersen hiçbir şey. Laurence'ın yazma stili tüm yazarlarınkinden farklı ve özel. Okuyucunun hayal gücünü kullanmasına izin veren, zihni yormaya çalışan bir sistemde yazılmış. Benim şahsi görüşüm ise Laurence'ın kafa karışıklığını bu satırlarda görebilmek mümkün. Kendisi bu kitabı yazarken hasta ve hikayelerini bu sebeble de yarıda bırakıyor. İyi bir gözlemci olarak da etrafındaki olayları canlı bir şekilde yansıtabiliyor. Kitapta bir anda diller değişebiliyor; Fransızca, Latince... Tarih ve mitoloji bilgisi de bir o kadar hayran verici. Bu kitabı okumak öyle kolay bir iş değildir. Dikkat gerektirse bile kitabın konusu nedire bir cevap bulunamaz. Laurence'ın kalemi eşsiz olduğu kadar İngiliz Edebiyatı'na da eşsiz bir iz bırakmıştır.
Edebiyat
Tristram ShandyLaurence Sterne · Yapı Kredi Yayınları · 2018368 okunma
Pamela
5/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
Samuel Richardson İngiliz Edebiyatı'da mektuplarla oluşan romanların ilk örneğini oluşturmuştur. Bu akımın öncüsüdür denilebilir. O dönemim şartlarını düşünmemiz ne kadar zorsa bu romanı okurken anlayabilmemiz de o kadar zor olabilir. Sorun anlamak değil aslında. Asıl sorun karakterin neden bu kadar yüceltilmesi ve abartılmasıdır. Bunun cevabı ise o dönemdeki şartları denilebilir. Pamela karakteri ana karakterlerden biri olamsıyla beraber bir çok güzel özelliği taşıyan hizmetçi bir kızdır. Bu özellikler saymakla bitmez; inançlı, dürüst, saygılı, bilgili, becerikli, güzel, okumuş... Pamela bir hizmetçi olmasına rağmen onu başına bir sürü bela gelir. Hanımı ölür, oğlu onunla uğraşır... Oğlu Mr. B başta kötü bir karakterdir ve Pamela'dan yararlanmaya çalışır. Pamela ise kitabın başından sonuna kadar hiçbir huyunu değiştirmez. Her zaman her şeyi çok doğru yapan bir karakterdir. Mr. B en sonunda Pamela'yı elde eder ama binbir türlü oyunlarla, kurnazlıklarla... Pamela bir çok kez kaçmaya yeltenir ama başarısız olur çünkü güç zengin olan her şeyi sahibi Mr. B'de dir. Roman mutlu bir sonla biter ama bu romanı öyle anlatmakla yetmez. Bir çok ironik olay ve bir çok anlam vardır. Samuel bu romanı insanlığa ders olsun diye gösteren Pamela'yı yaratmış ama aslında öyle çok da örnek alınacak bir karakter değildir. Efendisi birden değişir ve Pamela'ya aşkından bambaşka biri olur. Toplumda alt sınıftan biriyle evlenmek onur kırıcı sayılsa da Mr. B bu toplum kuralını yıkar ama evliliği ve o yaptıklarını hep saklamak istemiştir. Toplum ne der düşüncesiyle hep yaşamıştır. Bazı noktalarda gerçekten hala ders çıkarılası konular vardır fakat bir kadın figürü olarak Pamela asla örnek gösterilemez. Bir başkasına hep muhtaç, bağımsız biri olamayan ve güçsüz bir kadındır. O dönemdeki insanlara
Edebiyat
PamelaSamuel Richardson · Penguin Publishing · 1980235 okunma