Her şeyleri çevrenin etkisi, baska bir şey değil. En sevdikleri cümle bu! Ondan sonra da eğer toplum normal şekilde düzene konursa, bütün suçlar hemen son bulur, çünku karşı çıkılacak hiçbir şey kalmaz, insanlar bir anda erdemli oluverirler. Insan doğası hiç hesaba katılmıyor, dışarıda bırakılıyor, var olduğu kabul edilmiyor! Tarihi yaşam süreciyle gelişen insanlığın sonunda normal bir toplum olacağını kabul etmiyorlar, matematiksel bir beyinden doğan sosyal bir sistemin bütün insanlığı bir anda, herhangi bir yaşayan süreçten daha çabuk düzene sokacağına, adil ve masum yapacağına inanıyorlar. Bu yüzden içgüdüsel olarak tarihten hoşlanmıyorlar, içinde çirkinlik ve aptallıktan başka bir şey yok', her şeyi aptallık olarak açıklıyorlar! Bu yüzden hayatın yaşayan sürecinden hoşlanmıyorlar, canlı bir şey istemiyorlar! Canlılar hayat ister, ruh mekaniğin kurallarına uymaz, ruh kuşkucudur, ruh yozdur! Ama onların istedikleri ölüm kokar, kauçuktan yapılabilir, en azından canlı değildir, iradesi yoktur, köledir, başkaldırmaz! Ve sonunda her şey duvarların inşasına, odaların ve koridorların planlanmasına indirgenir! Konut hazırdır, ama insan doğası bunun için hazır değildir, hayat ister, hayati sürecini lamamlamamıştır, mezarlık için daha çok erkendir!