Mustafa Kemal'in askeri içgüdü ve öngörü konusunda kendi etkileyici metaforunu kullanmak gerekirse, Çanakkale Savaşı'nın ilk saatlerinde kılıcıyla değil dürbünüyle savaşmıştı. Burada sahra dürbünü, stratejik içgüdü ve öngörüye yönelik askeri bir metafor olarak gayet yerinde kullanılmıştır.
Olayları etraflıca gözünde canlandırma yeteneğine sahip komutan, mevcut durumu değerlendirdikten sonra, zaman içinde gerçekleşmesi muhtemel etki ve tepkiler üzerine varsayımlarda bulunup analizler yapar. Amacı kendi lehine sonuçlanacak şekilde düşmana üstünlük elde etmektir. İçgüdüleriyle mevcut durumun kaos ve karmaşasını aşıp başkalarının göremediği askeri, siyasi, toplumsal ve hatta psikolojik fırsatları saptar.
Öngörüsü sayesinde, eylemleriyle [harekâtlarla] yaratıp şekillendireceği gelecekteki koşulla önceden tahmin eder. Gerçekten zeki, stratejik bir lider -yani dahi- bir zaman dilimi içinde diğer liderlerin gelecekte yöneteceği başarılı harekatlar için gereken koşulları yaratır. Dahi kişi onlarca, belki yüzlerce yıl sonrasının olaylarını etkiler ve belirler
"Donanma da kara ordusundan pek farklı değildi. Sultan Aziz (Abdülaziz) devrinin muazzam armadasından hazin bir hatıradan başka bir şey kalmamıştı. Toplarının kamaları çıkarılmış, gemiler Haliç'te adeta çürümeye mahkum edilmişti. 1897'de donanmanın Çanakkale Boğazı'ndan çıkması hadise olmuştu. Yolda savaş gemileri birbirlerini kaybetmişler, kazanlar patlamıştı [...]"
“5 Eylül 1922 saat 17.00’de Alaşehir kasabası ele geçirildi. Düşman Alaşehir ve ova köylerinin bütününü yakmış, kadın ve çocuk ayırt etmeden bütün halkı pek vahşice öldürmüştür.
Canlarını kurtarabilen bir kısım halk dağlara kaçmış, günlerce aç kalmış ve perişan olmuşlardır. Dağlarda hayatlarını kurtaranlardan silahlı müfrezeler teşkil edilerek düşmana karşı koymuşlardır.
Bugün yurtlarının, birliklerimiz tarafından kurtarıldığını gören halk sefil ve perişan bir halde evlerine dönmektedir.
YUNANLILARIN ÖNCEDEN TESPİT ETTİKLERİ PROGRAM DAHİLİNDE HALKIMIZI VE MİLLİ SERVETİMİZİ YOK ETMEK İSTEDİKLERİ ARTIK SABİT OLMUŞTUR. Bunun önüne geçilmesi için en etkili siyasi teşebbüslerde bulunulmasını arz ve teklif ederim…”
Sayfa 133 - Kronik Kitap, V. Baskı Nisan 2025-İstanbul