İnsan kendi doğasına göre yaşamalıdır; kendisinin bilgisine odaklanmalı, kendisinin hakikatine uygun şekilde yaşamalıdır. Vejetaryen bir kaplan için ne dersiniz? Elbette kötü bir kaplan olduğunu. Bu nedenle herkes kendi doğasına göre yaşamalıdır, hem bireysel hem de kolektif olarak.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne olursa olsun, bir şey kesindir: Ne kadar gece varsa, o kadar gündüz vardır ve yılın seyrinde eşit uzunluktadırlar. Mutlu bir yaşam bile bir nebze karanlık olmadan olmaz; üzüntüyle dengelenmeseydi "mutlu" sözcüğü anlamını yitirirdi. Akıl, böyle bir tutumun kendi amaçlarını ortadan kaldırdığını öğretmesine rağmen, elbette mutluluğu arayıp talihsiz ve nahoş ihtimallerden kaçınmamız anlaşılır bir durumdur. Mutluluğu ne kadar maksatlı ararsanız, bulamayacağınız o denli kesinleşir. Dolayısıyla, olayları sabırla ve sakinlikle, geldikleri gibi kabul etmek çok daha iyidir. Nihayetinde, arada bir, Talihin alakalı ve alakasız armağanlarını taşıdığı çantasından sizin için de iyi, şanslı veya keyifli bir şeyler çıkabilir.
İnsan zihninin mutluluğunu sağlayan, aşağı yukarı temel faktörler olarak görülebilecek faktörler sizce nelerdir?
1. İyi bir beden ve akıl sağlığı.
2. Evlilik, aile ve dostluk gibi iyi şahsi ve samimi ilişkiler.
3. Sanatta ve doğada güzelliği algılama yetisi.
4. Makul yaşam standartları ve tatmin edici bir iş.
5. Hayatın olumsuzluklarıyla başarılı bir şekilde başa çıkabilecek bir felsefi veya dini bakış açısı.
Hem yaşam standardı hem de iş, elbette kişinin beklentilerine ve sorumluluklarına büyük ölçüde bağlı olacaktır. Aşırılıklar hem mutluluğa hem de mutsuzluğa neden olabilir. Ayrıca, felsefi veya dini bakışa, bunlara karşılık gelen bir pratik ahlak da eşlik etmelidir. Zira bu olmadıkça, felsefe ve din salt görünüşten ibaret kalır, somut etkileri olmaz.
Birini sevmek sadece güçlü bir duygu değildir; bir düşünce, bir yargı, verilen bir sözdür. Eğer sevgi sadece bir duygu olsaydı, karşılıklı verilen sonsuza kadar sevme sözlerinin hiçbir temeli kalmazdı. Duygu geldiği gibi gider; içinde yargı ve düşünce yoksa, sonsuza kadar süreceğinden nasıl emin olabilirim?