Algıladığımız şeyin anlamını değiştirmekle, duygusal etkisini de değiştiririz. Marcus Aurelis’un binlerce yıl önce söylediği gibi, “ıstırap o şeyin kendisine değil, sizin onun hakkındaki değerlendirmenize bağlıdır ve bunu da her an geri alabilirsiniz.”
Fromm’a göre sevgi, bir insana yönelen bir duygu değil; insanın hayata, kendine ve diğer insanlara yönelme biçimidir.
Sevgi yalnızca bir duygu değildir.
Bir düşünce, bir karar ve bir sorumluluktur.
Çünkü duygular gelip geçicidir; ama sevgi, sürdürülmesi gereken bir eylemdir.
İnsanların en büyük yanılgılarından biri, “nasıl sevebilirim?” yerine sürekli “nasıl sevilebilirim?” sorusunu sormalarıdır.
Oysa sevmek, doğuştan gelen bir özellik değil; öğrenilmesi gereken bir sanattır.
Ve bu sanat, tıpkı diğer tüm beceriler gibi emek, farkındalık ve pratik ister.
Bu kitabı okuyunca anlıyorsun ki “ruh eşi”, “ruh ikizi” gibi kavramların tek başına bir anlamı yoktur.
Çünkü bir insanda sevme yetisi yoksa, sevme sanatını bilmiyorsa, karşısına çıkan hiçbir “doğru insan” eksikliği tamamlayamaz.
Mesele doğru kişiyi bulmak değil, doğru şekilde sevebilmektir.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,7bin okunma