Betül

Betül
@Vivacious
Teacher of English Meb
İzmir - Muş
İzmir, 13 Eylül 1995
149 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·200 syf.··
2026 4. kitabı
Fromm’a göre sevgi, bir insana yönelen bir duygu değil; insanın hayata, kendine ve diğer insanlara yönelme biçimidir. Sevgi yalnızca bir duygu değildir. Bir düşünce, bir karar ve bir sorumluluktur. Çünkü duygular gelip geçicidir; ama sevgi, sürdürülmesi gereken bir eylemdir. İnsanların en büyük yanılgılarından biri, “nasıl sevebilirim?” yerine sürekli “nasıl sevilebilirim?” sorusunu sormalarıdır. Oysa sevmek, doğuştan gelen bir özellik değil; öğrenilmesi gereken bir sanattır. Ve bu sanat, tıpkı diğer tüm beceriler gibi emek, farkındalık ve pratik ister. Bu kitabı okuyunca anlıyorsun ki “ruh eşi”, “ruh ikizi” gibi kavramların tek başına bir anlamı yoktur. Çünkü bir insanda sevme yetisi yoksa, sevme sanatını bilmiyorsa, karşısına çıkan hiçbir “doğru insan” eksikliği tamamlayamaz. Mesele doğru kişiyi bulmak değil, doğru şekilde sevebilmektir.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,7bin okunma
Reklam
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Uzun zamandır bir kitabı bu kadar dikkatle, neredeyse ders çalışır gibi okuyarak ilerlediğimi hatırlamıyorum. Gerçekten ansiklopedi gibi bir kitap. Okurken beynin farklı bölümlerini ve işlevlerini; duyguların, stresin ve insan ilişkilerinin sinir sistemimizle nasıl iç içe olduğunu öğrenmek oldukça şaşırtıcıydı. İnsan ilişkilerinin yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda biyolojik bir boyutu olduğunu hatta ilişkilerin beynimizi şekillendirebildiğini görmek çok etkileyiciydi. Kitap boyunca ruh hâlimizin beyni nasıl etkilediğini, stresli ve zararlı ilişkilerin kortizol düzeylerini yükselterek uzun vadede kalp hastalığı riskini artırabildiğini; buna karşılık güvenli ve destekleyici ilişkilerin hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımız üzerinde iyileştirici bir rol oynayabildiğini anlatan birçok araştırmayla karşılaştım. Ayrıca stresin öğrenme üzerindeki etkisini anlatan bölümler özellikle dikkat çekiciydi. Yüksek stres altında amigdalanın devreye girerek düşünme ve öğrenme süreçlerini zorlaştırabildiğini; güvenli ve destekleyici bir ortamın ise öğrenmeyi nasıl kolaylaştırdığını görmek oldukça etkileyiciydi. Bana göre kitabın en çarpıcı hatırlatması ise şu oldu: Beyin sandığımız gibi sabit bir yapı değil; deneyimlerimiz, ilişkilerimiz ve duygularımız tarafından sürekli biçimlenen plastik bir organ.
Sosyal ZekaDaniel Goleman · Varlık Yayınları · 2007319 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Osho, öfke, kıskançlık ve korku gibi duyguların bastırılmaması gerektiğini söyler. Bu duygular bize ait içimizde var olan parçalardır. Toplum bize onların kötü olduğunu öğretir, fakat Osho’ya göre önemli olan başkalarının söylediği değil kendi içgörümüzle o duyguların doğasını keşfetmemizdir. Hiçbir duygu bastırılmamalıdır çünkü duygular hareket halindedir, gelirler ve giderler. Bizden istenen tek şey onların farkında olmak, onları izlemek ve yaşamak …İşte bu farkındalık sayesinde duygular dönüşebilir. Öfke merhamete, nefret sevgiye, keder derinliğe dönüşebilir. Bu, tıpkı bataklığın içinden doğan nilüfer çiçeği gibidir: Çamurun içinde büyür ama ortaya çıkarken saf, temiz ve güzeldir.
DuygularOsho · Ganj Yayınları · 20151,067 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 11. kitabı
İnsan nasıl neşeli olur? Nasıl mutlu olur? Mutluluk oradadır; aramakla bulunacak bir şey değildir. Mutluluk bir seçimdir. Mutlu olmak istiyorsan önce bilinçli ol, farkında ol, egonu yok et, kendin ol. Hırslarını geride bırak (ev, araba, çok para gibi… Sen onlara sahip olduğunu sanırsın ama aslında onlar sana sahip olur). Sevdiğin işi yap, sev, dans et, şarkı söyle, kahkaha at. Ne geçmişte ne de gelecekte ol; sadece şu anda var ol, şimdiki zamanı yaşa. Varoluşu kutla. Kendi varlığından keyif aldığında, biri hayatına girse de girmese de dolu olursun. O zaman sevgi dilenmez; sevgi verilir. Kendini tek bir şeyle etiketleme, o zaman coşku gelir. Sen teksin: hem bir aziz, hem bir günahkâr; hem yüce, hem aşağılık… ama yine de teksin. Bölünmezsen, düalite ortadan kalkar. Ne iyi tarafını abart ne kötü tarafını bastır. Her yönünü kabul et ve de ki: “Ben buyum. Ve bütünüm.” Mutsuzluklarınla yüzleş; seni mutsuz eden şeyleri bul, onları anlamaya çalış, sonra yok edebilirsin. Başkalarıyla rekabet etme, kendini kimseyle kıyaslama. Seni senden başka kimse mutsuz edemez, seni senden başka kimse kızdıramaz. Dünyayı kullan ama sahiplenme; yoksa sahip oldukların sana sahip olur. Dünyaya boş geliyoruz, boş gidiyoruz. Bu yüzden herhangi bir şeye sahip olmanın bir anlamı yok. Kazanmayı ve kaybetmeyi bırak, neşeyi bul. Hocaların hocası Osho… Bana kattıkların, yaşama sanatını bize en güzel şekilde öğrettiğin için teşekkür ederim.
NeşeOsho · Butik Yayınları · 202170 okunma
10/10
·336 syf.··
2025 2. kitabı
Osho, geleneksel Tanrı inancını reddederek, Tanrı’nın aslında dışarıda bir varlık değil, içimizde olduğunu savunur. Hepimiz bir Tanrıyızdır çünkü o içimizdedir. Tanrıyı aramaya gerek yoktur. Tanrı, mutlu, huzurlu ve farkında olduğumuzda hissedilir. Korku, nefret veya bencillik gibi olumsuz hislerle bu bilinç halinden uzaklaşırız. Bu kitabında, Osho, Sufizm’e de değinir ve burada, insanın egosunu tamamen yok etmesi gerektiğinden bahseder. Sufizm’in temelinde fakr ve zikir bulunur. Fakr, egodan tamamen arınmak ve ruhsal fakirlik içinde olmak anlamına gelirken, zikir ise Tanrı’yı sürekli hatırlamaktır. Osho, dünyada görülen psikolojik rahatsızlıkların ve deliliğin Tanrı’yı unutmaktan kaynaklandığını öne sürer. Osho’nun öğretileri, sadece bir düşünce sistemi değil, bir yaşam tarzıdır. Onu okuduğunuzda, Tanrı’nın dışarıda bir varlık olmadığını, aslında içimizde olduğunu fark edersiniz. Osho’yu okuyan herkesin aslında dindar yaşadığına inanıyorum; dindar yaşamak, herhangi bir dinin buyruklarını yerine getirmek değil; saf sevgi, mutluluk, huzur ve farkındalık içinde yaşamak, yaşamın şarkısını söylemek ve insanın içsel farkındalığını keşfetmesidir. Osho’nun öğretilerinin bana kattığı önemli bir şey, yaşamın bir şarkı, bir dans, bir kahkaha olduğudur. Gerçekten Osho’ya aşığım
SırOsho · Butik Yayınları · 2009863 okunma
Reklam