Gözümün önünde gerçekleşen mucizeleri kaçırıyorum.Sönen bir yıldıza odaklanırken koskoca takımyıldızını göremiyorum. İpte çamaşırım var mıydı diye endişelenmekten büyüleyici fırtınaları seyretmiyorum.
İstemesem de bazen salarım kendimi düşerim, düşerken çarparım sağa sola, bazılarına ve bazılarının göğsünde yumuşar, bazılarının ellerinde kırılır paramparça olurum. Olsun demekten bıkarım, yapıştırır her bir parçamı yine de kalkar devam ederim.
İnsan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmağa başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması bize sızı uyandırırmış.