Vlkn

bir şehir genişleyip, surların dışına taşar­ sa, taşmaya başlarsa, ilk önce şehrin simgesine en fazla zarar veren unsurlar dışarı çıkartılırlar. Örneğin, ortaçağın sonların­ da endüstrinin gelişmesi sonucu genişleyen ve surların dışına taşan şehirler, önce derici, boyacı gibi ağır kokulu ve pislik ya­ ratan meslek dallarını dışarı atmışlardır. Ama bu şehir endüst­ rileşip ticaret ağlarının içine girerse, kapıların dışında ticari ve endüstriyel bir mahalle oluşur ve buna burgus (burç) adı verilir. Burada oturanlara da burjuva. İşte, tarihin garip cilvelerinden biri olarak, ortaçağ şehrinin kapının önüne koyduğu burjuva, 16.yüzyıldan itibaren başlayan ve sanayi devrimi ile zirvesine çıkan bir süre içinde, en kentli unsur haline gelmiştir. Kapının önüne konulmanın bedelini, kentin kalbini fethederek ödetmiş ve bu fethini damgalamak ve mühürlemek üzere kent kapılarını ortadan kaldırmıştır. Burjuvazinin kenti kapısızdır, her gelene açıktır, çünkü denetim artık kapılarda değil, iktisadi mekaniz­ maların içinde yapılmaktadır.
Reklam
Para kullanışlı olacağı için icat edilmedi, vergi toplamak amacıyla egemenlerin zorlamasıyla ortaya çıktı. Ya da yazı. .. İlk kitapların romantik şiir kitapları oldu­ ğunu zannetmeyin. İlk metinler geri ödenmesi gereken borçların listesiydi
Homo sapiens'le ilgili tuhaf bir şey daha var. Şöyle düşünün: Ma­chiavelli duygularımızı hiçbir zaman açık etmememizi öneriyor. Yüzümüz ifadesiz olmalı, utanç duymak gereksiz. Önemli olan tek şey hangi yolla olursa olsun kazanmak. Peki, bu utanmaz tipler hep kazanıyorsa hayvanlar aleminin yüzü kızaran tek türü neden insan?
Bir­ kaç kadın konuşurken bana "Sen kaç yıl okudun?" diye sordu. Ben hesaplamaya başladım "Lise sona kadar 11 yıl, 4 yıl üniver­site, 2 yıl Chicago Üniversitesi, 2 yıl da Dil Tarih Coğrafya Fa­kültesi'nde doktora yaptım." Onlara "19 yıl" deyince, gözlerinde büyük bir şaşkınlık ifadesi belirdi, ağızları açık kaldı. Ben önce bilgimin derinliğine şaştılar diye düşünürken, öğretmenin eşi da­ha fazla dayanamadı: "Darılma ama kardeş, sen de epeyce kalın kafalı imişsin. Okumayı yazmayı, hesabı bizim bebeler bile beş yılda öğreniyorlar, sen ancak 19 yılda öğrenmişsin ." Bu kez şaşır ­ma sırası bana geldi. Verecek kestirme bir yanıt bulamadım .
İmamlar, aileleriyle birlikte dışarıdan gelirler. (Gör­düğüm tüm köylerde imamlar hep Karadeniz'in Of ilçesinden gelmişlerdi.) ... Ekilecek toprağı çok az olan, nüfusu hızla artan Karadeniz Bölgesi, bütün İç Anadolu'ya imam ihraç eder: Of'ta imam yetiştiren merkez veya merkezler olsa gerektir. Karadeniz'e yaptığım geziler sıra­ sında şöyle denildiğini duymuştum: "Pontuslar zamanında ora­ların insanları Hıristiyan imiş, o zaman da aynı Of papaz yetiş­tirirmiş".
Reklam