Çocuklara hazır oyuncak alınmasının kolaylaştığı günlerde artık bu yaratıcılığın beklenmemesi şaşırtıcı değil. İnsan aklı hazır verilince durur, beyni tembelleşir, emeğe saygısı gelişmez.
Her şeyin çok düzenli, refahın çok yüksek, geleceğin tamamen kaygısız olduğu bir ortamda geriye yoğun biçimde yaşanacak tek duygu kalır, depresyon.
Neşenin üretimi de galiba tokluktan değil yokluktan doğar.
İstanbul'daki yanlış yapılaşma da cehalet ve cehaletin verdiği hırsın ürünüdür. Bizim insanımızda para hırsı var. Sanayinin İstanbul dışına taşınması şarttır. Türkiye'nin bir sürü liman kenti var oralara taşınabilir. Başka şehirlerde iş imkanı olunca insanların kendileri zaten gider. Yani bence hayatını sevenin gitmesi lazım çünkü İstanbul tehlikeli bir yer.