Ve insan tokluğundan utandı…
Kitabı okurken engel olamadım gözlerimdeki ıslaklığa ve kalbimdeki utanca…
Mutfakta yüzüne bile bakmadığım tahin helvasının varlığından utandım. Kurudu diye yemediğimiz ekmeklerden, önceki günden kalma diye dökülen yemeklerden utandım.
Vatan uğruna şehit düşen nice yiğitler ve arkalarında bıraktıkları açlar…
Ve insanlığını yitirmiş, kendinden başka kimseyi düşünmeyen ya da düşünemeyen müsveddeler… Şehit analarını, eşlerini, çocuklarını görmezden gelen nice insanlara tanık olunca satırlarda, aklıma Şakire’nin şu sözü gelir; “ Bizum şu halımuzda ahlaklı, namusli olmanın ne değeri vardur? Bütün namuslilar yerin altina girecek de salt ahlaksızlar mı yaşayacak yerun istinde?”