Düşmekten ve kaybetmekten korkuyoruz. Elimizdekilere sahip çıkmak ve daha fazlasına sahip olmak üzere kurmuşuz duzenimizi. Kaybetmeyi, tokezleyip düşme ihtimalimiz yok sayıyoruz zihnimizde var ettigimiz dunyada. Yercekimini ortadan kaldirdigimiz bir dünya var etmisiz kendimize. Ve düşmek bu nedenle sarsıyor bizi. Dusebilecegimize dair en küçük ihtimali, bir fikri bile barındırmak istemiyoruz çünkü zihnimizde. Ancak yerçekimi gerçek. Bizi her uyandigimiz yeni gunde cekmeye, yuksekte duranlari düşürmeye ve sahip olduklarimizi elimizden almaya niyetli.
'Bu kargaşanın, bu acımasızlığın, bu hoyratlığın içinde biz, birbirine sığınan iki çaresiz insanız.' Iste bu cümleyi duyunca sen geldin aklıma. Iyi ki sana rastlamışım, iyi ki varsın Evgenia...