"İnsanların birbirleriyle didişmeleri benim canımı epeyce sıkan bir konudur. Ancak bundan daha çok üzüldüğüm konu, kalplerinin her eğlenceye karşı açık olması gereken genç insanların, bir daha ele geçmeyecek olan gençlik günlerini ahmakça şeylere dertlenerek geçirmeleri, iş işten geçtikten sonra da dövünmeleridir. İşte buna çok üzülürüm. "
"Ayrıca bütün bunlar olurken bu kadar dinin tanrısı ne yapıyordu diye sordum kendime ve cevabı buldum. Tanrı o sırada dinleniyordu çünkü yedinci gündü, altı günde evreni yaratmıştı ve yedinci gün dinlenmişti. Herhalde bu yüzden çığlıkları duymamıştı."
Birkaç yıl önce okuduğum adı galiba Mutluluk olan bir romanda denildiği gibi biz, bu ülkenin okuryazarları, boşluğa düşen bir trapezci gibiydik. Doğu askısını bırakmış, Batı askısını da yakalayamadan aşağı düşmüştük