İstanbul alzheimer olmuş bir hastadır.Çünkü müzeleri,çağdaş anlamıyla kütüphaneleri,meydanlarında heykelleri yoktur.Oysa tüm bunlar ülkelerin,kentlerin,toplumların hafızasıdır.İstanbul'un rantçı,çıkarcı.kirli kafalara değil,aydınlanmanın ışığını karanlığa taşıyacak ellere ihtiyacı vardır.
Çalmak,çırpmak ,devletin malını yemek yerine,alın teri ve emeğiyle geçimini sağlayan seyyar satıcıların İstanbul sokaklarına heykelleri dikilmelidir.Çünkü onlar hayatın gerçek kahramanları,liderleridir.
Çocukların taşlardan yaptıkları kalelerin üst direkleri yoktur.Havadan çekilen bir şutun gol olup olmaması,o kalede duran kalecinin boyuna göre hesaplanır.Kalecinin boyu ne olursa olsun,zıpladığında yakalayamacağı yükseklikten geçen top gol sayılmaz.
Çocuklardaki,kaleye geçen arkadaşlarının boyuna göre düzenledikleri bu adalet duygusuna,büyüklerin dünyasında rastlanılmaz.