Şeytan ansızın kulağıma eğildi
Sev onu sev onu sev onu
Akıl tamam dedi gönül kabullendi
Payıma delice sevmek
Kanımda sanki bir yavaşlama
Gönlümde uçsuz buçaksız bir rahatlama
Yüzümde nedeni belirsiz bir gülümseme
Hayalimde doyasıya yaşanası onlası bir gelecek derken
Şeytan bir gün kulağına fısıldadı
Sev onu sev onu sev onu...
Vu.Öz.
Son zamanlarda kendi üzerimde yaptığım gözlemler sonucu hastalığımı keşfettim.Dikkat psikoloji tarihinin en büyük buluşlarından biri olabilir.Birçok şairin ve melankolik ruhlu insanlarında sorununu kıvrak zekamla çözmüş olabilirim.Tezahürat istemez :):)
Hastalığın ismini "Genellemeleme" koydum
Latince ismini henüz uydurmadım.Bunu daha sonraki uykusuz gecelerimin birinde yaparım.Bu hastalık özlü söz ve aforizma okuyan bireylerde daha sık görülmektedir.Özellikle okudukları kitaplarda genel insanlık hallerinden bahsedilen sözlere zaafları vardır.Ellerine kalem geçtiğinde hemen altını çizmek suretiyle kitaba zarar verirler.Bu türün en kötü huyu altını çizmektir.Son yaptığım araştırmalarda bu insanların hafızalarınında zayıf olduğunu keşfettim.Çünkü onca çizilen söz bir türlü akıllarında yer etmiyordu.Sözlerin ya başı yada sonu hatırlanır bir türlü altı çizildiği sırada kendi bünyesinde uyandırdığı etkiyi karşı tarafa geçiremez.
Bu kadar teorik bilgi şimdilik psikoloji ve edebiyat dünyası için yeterli.
Kişisel tecrübeler ve örnek faslına geçersek,Ülkemizde her nobele aday bilim adamının başına geldiği gibi yeterli ödenek ve kaynak ayrılmadığı için toplamda bir denekten mürekkep deneyimi kendi üzerimde tecrübe ettim.Ve şu kişisel yargılara ulaşarak bilimsel yönteme yaraşmayacak şekilde çalışmamı sonlandırdım.
Hastalığın kaynağı kesinlikle kitaplardı.Kitaplar hayatı bazı noktalarda kişileştirmekten ziyade kitleselleştirip insanları hayata seyirci konumunda tutuyordu
Mesela ne kadar ağır gelir insanın kalbine şunları birilerine söylemek düşünün ve de neden söylenmediğini düşünün.Acının kaynağı bizlermiyiz yoksa söylemediklerimizde mi ? Örnek vermek gerekirse;
Kalbimi sen kırdın !
Beni sen mutlu ettin iyi ki varsın !
Beni öyle üzdün ki !
Seni deli gibi seviyorum!
Senden
Ey bir emre hazırlanan simsiyah gecede
Karanlığı emip emip de gebe kalan
Ey her depremden sonra biraz daha doğrulan
Herkesin
Veba girmiş bir şehrin hem halkı
Hem seyircisi olduğu bir günde
Ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke.
Her damlası bir zafer müjdecisi
Bir posta eri gibi
Yağmur yüzümüze değince
Çıkacağız yola.
Çıkacağız yola
Hesap günü gelince
Yağmur yüzümüze değince
Güneş bir mızrak boyu yükselince
#adilerdembeyazıt
youtu.be/nWVvnb-9kxc
İki parmağım arasına sığınmış bir sigara
Ucunda sönük bir umut başı öne eğik
Her nefeste harlanır cızırdar ve söner
Sonra soluk benizli bir duman içeri ötekiler dışarı
Çokca efkar tıkanmış boğazıma kadar
Ve uzun uzun dalar gözlerim boşlukta
Derinde birşeyler yanar cayır cayır
Boşlukta cevap bekleyen sorular vardır.
Bu duman sigaradan mı gelir eyy ateş
Yoksa yanan kalbim midir eyy kardeş
İçerken başladığım sigarada
Biterken sönen cigara mıdır
Sen aşkını yutkun
Çak ! gazı bitmiş bir çakmak yada ıslak bir kibrit ile
Sen sıkıntına sarıl
Çek ! öksürerek dumanı tüm gücünle
Sen özlemini gider
Söndür ! sigaranı yada cigaranı son nefesinle