vusiican

vusiican
Yaseminler üstüne yemin ederim...
Çıkarkerken kapı aralığından da olsa son bir kez baktım Leyla'ya. O an içimi bir korku sardı. Leyla'yı kaybetme korkusu. Bu dünyadaki en büyük korkuymuş meğer sevdiğini kaybetme korkusu. Çığlık atmaya çalışıp da sesini bile çıkaramadığın bir kâbus sanki. Hiçbir tehlikenin olmadığı, kötülüklerden uzak, iyilerin kazandığı, kötülerinse cezasız kalmadığı bir dünyada sevmek, hem de masal gibi sevmek isterdim seni. Ama ne yapalım, bizim de payımıza bu düştü işte.
Reklam
Gönül sarılmak öpmek koklamak ister ama beden çaresiz. Göz göze olmak bile yeter bize, varsın ten tene olmayalım ne çıkar? Leyla'nın gözlerine baktığımda kendi ömrümü görüyorum. Dünüm, bugünüm, yarınım. Hepsi Leyla'nın gözlerinde. Zaten ömür dediğin, sevdiğinin gözlerine bakarken geçen en kısa zaman dilimidir.
İnsan yeri gelir kendi gölgesinden bile kurtulur da vicdanından kurtulamaz be abi. Zeynep seni gözlerini açtırman için sevmedi ki. Yanında olduğun için sevdi. Ona arkadaşlık ettiğin için sevdi. Seni insan sandığı için sevdi. Zeynep'in gören gözlere ihtiyacı yok. Sadece Zeynep'in değil hiçbirimizin ihtiyacı yok. Bu zamanda asıl ihtiyacımız olan sevgi be abi. Yanımızda bizi seven birinin olması. Beraber gülüp beraber ağlayabildiğin biri. Dünyanın tüm çirkinliklerini görmene engel olabilecek biri. Hayata onun gözlerinden bakabileceğin biri.
Çok fena koyuyormuş adama arkadaşım dediğin bir insanın ihaneti. Hayat dediğin uzun bir yol. Ve bu yolda seninle beraber yürüyen insanlar var, yolda kaldığın zaman sana yardım edebilmek için. Yolda rastladıkların var, yanındakilerin kıymetini daha iyi anlayabilmen için. Yoluna taş koyanlar var, yürüdüğün yolu zehir etmek için. Bir de seni yarı yolda bırakanlar var, kendi başının çaresine bakabilmeyi öğrenebilmen için. Herkesin kendi doğrusu var ve herkes kendine göre haklı bu hayatta. Bu yüzden sonuca varmıyor hiçbir tartışma.
Çünkü annem öldüğü gün anladım ki, hayat düz bir çizgide akıp gitmiyor. İnişlerin çıkışların olacak. Kaçacaksın, kovalanacaksın, yorulsan da durmayacaksın. Sonra Zeynep'i gördüm. O beni görmedi. Ama görmese de anladı beni. Oturdu dinledi. Anlattı dinledim. Hiçbir şey görmüyor Zeynep. Düz bir çizgi bile yok hayatında. Onun hak ettiği hayat bu değil. Çok daha fazlasını hak ediyor.
Reklam