Anlatımdaki betimlemelerin muazzamlığımı desem, uslup mu desem...
Yazarın, romandaki karakterlerin duygularının dışa vurumunu enfes bir tasvirle anlatması mı desem...
Güldiyar'ın ve ailesinin yaşadığı zorbalık ve haksızlığa ses etmeyen, günlük yaşantımızda da hemen hemen her yerde karşımıza çıkan tüm bu kötülük, haksızlık, vahşet, adaletsiz tutum ve davranışlar karşısında sesini çıkarmayan, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılar mı desem.. Kitabın en başında içine düştüğünüz merak duygusunu gidermek için yol aldığınızda tüm bu kötü davranışlara da birer birer şahit oluyor, şahit oldukça daha çok üzülüyor, kızıyor ve zaman zaman intikam duygusuna kapılıyorsunuz mu desem...
Ben bu kitap için ne desem bilemedim.
“Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman da kendi yüzüme bakamam diyorum. ”