Anladığıma göre onlar, rüya görmek terimiyle bilinçlilik düzeylerini dile getiriyorlardı. Düşüncenin dünyayı yaratması döneminde varolanlara, rüyaların atadı denir; derin bir meditasyon, beden dışı rüyadır, uykuda rüya görmek ise bambaşkadır.
Aborijiniler zamanın başlangıcından beri bu toprakların üzerine yaşadıklarını söylerler. Bilim adamlarıda en azından elli bin yıldır Avustralya’da yaşadığı konusunda hem fikirdiler. Ellibin yıl sonra ormanları yok etmemiş, suları kirletmemiş, canlı türlerinin soyunu kurutmamış, hiçbir türlü zehirlemeye yol açmamış olmaları gerçekten şaşırtıcıdır. Onlar pek çok gülmüşler, pek az ağlamışlardır. Ömürleri daima uzun, sağlıklı, bereketli olmuştur ve de bu bedenlerini terkederlerken ruhsal olarak kendilerini güvende hissetmişlerdir.
Bana “iyileşmenin zamanla hiç bir ilgisi yoktur,” dediler. “İyileşme de hastalık da bir an içinde oluşurlar.” Ben bunu ; insan bedeni hücre düzeyinde bir bütündür, iyi ve sağlıklıdır, bir an içinde ilk anomali ya da düzensiz hücrelerin birinin herhangi bir parçasında kendini gösterir, şeklinde yorumladım. Tanının konması belirtilerin saptanması aylar yada yıllar sürebilir. İyileşme de bunun ters yönde ilerleyen bir süreçtir. Hastalanınca sağlıkta bozulma görülür ve hasta yaşadığı topluma bağlı olarak belli bir tedavi görür. Bir anda beden yokuş aşağı yuvarlanmayı keser ve ilk adımı atar. Gerçek İnsanlar Kabilesi bizlerin hastalıklar karşısında rastlantısal kurbanlar olmadığımızı, fiziksel bedenin bizlerin sonsuz bilinç düzeyimizin bireysel bilincimizle iletişim kurması için tek yol olduğuna inanır. Beden işlevindeki bir yavaşlama, çevremize şöyle bir bakmamıza ve iyileştirmeniz gereken gerçekten önemli yaralarımızı incelememize olanak sağlar: hasar görmüş ilişkiler, inanç sistemimizde oluşmuş boşluklar, korku tümörleri, Yaratıcı’ya karşı duyduğumuz kuşkular, bağışlama yetimizi yitirmemiz ve bunun gibi nedenler söz konusu olabilir.
Gerçek insanlar (Aborijiniler), sesin varoluş nedeni olarak konuşmayı görmezler. Konuşmak yürek ve akılla yapılır. Ses, konuşma amaçlı kullanıldığı zaman ortaya dökülen boş sözlerdir, ruhsal içerikli olamazlar. Ses, şarkı söyleme, kutlama yapma v şifa vermeye yarar.