Mutlu olmayı ve sevilmeyi umutsuzca arzula-
dıkça, çevrenizde kim olursa olsun kendinizi yalnız hisseder
ve korkarsınız. Spiritüel aydınlanma peşinde koştukça, oraya
ulaşmayı denedikçe daha sığ ve ben merkezci olursunuz.
Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif
bir deneyimdir. Ve paradoksal olarak, insanın negatif
deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir dene-
yimdir.
içinde bulunduğumuz kriz artık maddi değil,
varoluşsal, spiritüel. O kadar fazla öteberimiz, karşımızda o
kadar çok fırsat var ki, artık neyin önemli olduğunu bile bil-
miyoruz.
Daha iyi bir yaşamın
anahtarı daha fazlasına sahip olmaya çabalamak değildir;
daha aza önem vermektir, gerçekten doğru ve o anda önemli
olana aldırmaktır.