Merve Batar Yılmaz

Merve Batar Yılmaz
@Wenedipoo
Öğretmen
44 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Fikriye
7/10
·286 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 14:24
“ Beni iki kadın çok sevdi. Biri yanlız ben olduğum için, öteki mevkim için.” Fikriye ve Atatürk kitabından bir aşk kitabı beklemek yanlış olur. Kitabın genel özeti Paşa’nın çocukluğundan, askerlik yıllarından, Milli mücadele yıllarının genel özetini kapsamaktadır. Uzaktan akrabası olan Fikriye genç kızlığından beri Paşaya aşık fakat Paşa’nın hisleri tam olarak anlatılmamıştır.Fikriye’yi beğenir fakat kendisini evlilik adamı olarak görmez. Fikriye’yi mücadele yıllarında evini çekip çeviren kişi olarak görür ancak o dönemin koşulları ve kendisine bu kadar aşık bir kadın bu durumu bakıcılık olarak değil aşk ve evlilik olarak görmesinden daha doğal ne olabilir ?Mustafa Kemal’in Latifeyi görmesiyle ise bu denge tamamen kaybolur. Mustafa Kemal’in evliliği hiç düşünmemesini anlarım. Latife ile evlenmesini imaj göstermek olarak düşünmesini de anlarım. Fakat Fikriye’nin yaşadıklarının ağırlığını anlayamam. Mustafa Kemal askeri bir dehaydı fakat mevzubahis kadınlarsa sıradan bir erkekti.
Gazi ve FikriyeHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 20011,245 okunma
Reklam
Anne ve Ölüm
9/10
·624 syf.··
2026 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 23:55
30 yılı aşmış bir dostluğun hikayesi. Tully babasını bilmeyen annesi tarafından defalarca terk edilmiş çok güzel bir kızken Kate’in ailesi ona çok bağlıdır. Sanırım bu yüzden Tully hırsı, parayı ve şöhreti seçmiş, Kate ise aşkı ve aileyi. Tully ve Kate’in hikayelerini bir film tadında anlatmış yazar. Çocukluk, gençlik, üniversite ve orta yaşlılık.. Keşke yaşlı iki tonton teyze olduklarını görebilseydik .. Kate’in anneliği, ev kadınlığı çocukları ile ilgili her şeyde sorumluluk alması bana annemi hatırlattı. Ergenlik yıllarındaki o atışmalar, kusur bulmalar annemin kanser olması ile son bulmuştu. Kitabı okurken “ahh Marah yapma pişman olacaksın” demekten kendimi alamamıştım. Ölüm her yaşta erken denir ama bir annenin ölümü her zaman daha da erken geliyor bana. Kanser, anne ve ölüm kelimelerini hiçbir çocuğun tatmayacağı bir dünyaya
Ateşböceği YoluKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20169,6bin okunma
İlay, Akçiçeğim, Akçabardağım
8/10
·480 syf.··
2025 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 10:59
İlay, Arif, Fatma, Zarife, Yusuf ağa ve daha niceleri düştü Bulgar toprağına.. Peki onlar için Bulgar toprağı mıydı yoksa öz be öz vatanları mıydı? Hiçbirinin adı yok, hayatı yok, dili yok, dini yok. İlay baş kahraman akıllı, güzel, dürüst ve hürriyetine düşkün oysa sevdiği Mehmet Ali pragmatist, kendini Bulgar hisseden sonuna kadar partiye bağlı kalan birisi. Bedenler birbirini seviyor hatta tapıyor fakat kafa yapıları birbirinin tamamen zıddı. İkisi de diğerini kendi tarafına çekmek istiyor fakat ikisi de başarısız. Gerçekten Yazar Bulgaristan Türklerinin yaşadıklarını anlatmayı amaçlamış ve bir nebzede başarmış fakat İlay’ın Mehmet Ali’ye karşı aşkı, hoşgörüsü ee be kızım sen de dedirttiyor. İlay çok başarılı, herkesi parmağında oynatıyor, marksist propangandaların içine kendi düşüncelerini saklayabiliyor, çok iyi konuşuyor, şiir okuyor doktor olmak istiyor. Evet İlay hadi diyorum Mehmet Ali’nin kızıl buklerini görünce İlay değişiyor. Olmuyor. Duruyor. Şüpheye düşüyor. Aşka çok bağlı kalmasa ve Arif’in gizli teşkilatı bir şeyler başararak ölselerdi kitap şahaser olurdu zannımca.
Çiçekler BüyürEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,908 okunma
Monte Kristo Kontu
Puan vermedi·1552 syf.··
2025 33. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 13:18
Edmund Dantes, 34 numara, Denizci Sinbad, Rahib Busoni ve Monte Kristo Kontu tek bir kişi tek bir beden bambaşka ruhları, kişilikleri, hayatları olan karakter!! 19 yaşında kaptanlığa terfi eden,
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037bin okunma
Eğitim her derde deva mıdır ?
Puan vermedi·264 syf.··
2025 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 16:43
Dünyanın çöp gördüğü yerde Afrika geri dönüşüm görür. Dünyanın işe yaramaz dediğine Afrika yeniden can verir. Malabi’deki küçük köyleri kuraklığa teslim olan William Kamkwamba’nın yel değirmeni yapmak için verdiği büyük mücadele anlatılır. Aşırı kuraklık ve gübre alamamaları sonucunda yaşanan kıtlık tüm Afrika’yı etkilemiştir. Kamkwamka bu parasızlık yüzünden okula devam edememiştir. Wimbe’deki küçük kütüphaneden faydalanmaya başlar ve yel değirmeni yapmak için çalışır. En büyük yardımcıları kuzeni Gogfrey ve arkadaşı Gilbert’tır. Bu üç arkadaş gerekirse çöpten materyal toplar, gerekirse çalışarak para kazanır ve yel değirmeni inşa etmeyi başarırlar. Bu başarı ilk olarak William’ın dünyaya tanıtılması ve ardından okula devam etmesine olanak sağlar. William kazandığı burslarla köyüne ve ailesine yatırım yapar. Köyünün tüm çocuklarının eğitim masraflarını karşılar. Kitap tam olarak imkansızları anlatıyor. Meslek lisesinde çalışan bir öğretmen olarak düşünüyorum bizim çocuklarımız niye böyle? Eğitime niye kapalılar? Mutsuzlar? Umutsuzlar? Asıl yokluğu yaşamadık diye mi? Eğitim için para vermiyoruz, uzaklara gitmek zorunda kalmıyoruz diye mi? Kitap alacak imkanlara sahipler diye mi? Işığa, elektriğe, yiyeceğe muhtaç olmadıklarından mı? NEDEN? Güçlü, üreten, kendi kendine yeten bir ülke için ilk yapmamız gereken gençlere eğitim aşkını yeniden kazandırmak olmalı!
Rüzgarı Dizginleyen ÇocukWilliam Kamkwamba · Beyaz Balina Yayınları · 20244,939 okunma
Reklam
Reklam