Baksana; içimde her gün beni bitiren bir müstemleke var,
Yoruldukça üstüme üstüme gelir, sığındığım tek şey yazılar.
Ruhunun bu acımasızlığı devalarına hissettirir mücrim,
Alınan destekler boşunaymış, vah, gitti benim emeklerim.
Mukavim durmak söz konusuyken neden yıkıldık, ey arkadaş?
Kalmadı hiçbir şey önümde; anlamsız bu ova, bu dağ, bu taş.
Duvarların eskiden dayanakken şimdi oldu hapis,
Soruyorum kendime, değiştiğini izlemek nasıl bir his?
Belki bilseydim, kilitleri çevirince yok bunun dönüşü,
Aksetmeyi sadece sen duyunca, tenhalık sert bir düşüş.
Ocaklardaki ateş yok, hepsi teker teker sönmüş.
Usulca bana geçmiş şansı ver, düzeltilmeli bu çöküş.
Batan güneşe karşı gelemezsin, ilerler döngüler halinde.
Karanlıktan soyutlanmak mesele, aydınlık nerede?
"Umarım son bulur" derken geçti zaman, soldu zambak,
Yolun yarısında her şey tükendi, kalmadı bir dayanak.
Yaldızlı hayaller kıyısında tükenmişler sahili,
İptidai düşüncelerden kaçış, tasvir vakurluğu benimsemiş biri.
Koca alanda böyle kalmak mı gerekli,
Yoksa hiç ait olmadığın bir yere adapte olmak istemek mi?
(Kendim yazdım, umarım beğenirsiniz..)