Özensizliğim mi aceleciliğim mi bilmiyorum ama bir yetersizlik duygusu gelip aldı beni içine. Çok şair okuyorum halbuki. Her birinden öğreniyorum da. Hissettiklerimi onlarla hatırlıyorum.Sezen Aksu dinliyorum bir de, Yaşanmamış Yıllar'ın olduğu 45'liği dinleye dinleye hırpaladım. Sözden çok çizik duyuyorum artık parçalardan. Bir de Füruğ Ferruhzad okuyorum. Öyle buruyor ki onun sözleri beni. Muhsin'i çok seviyorum ve de. Çok özlüyorum onu. Olmadığı her anda.
Hümeyra ablanın hediyesi bu günlük. Bana dedi ki, "İyi kötü, kısa uzun, başından ne geçtiyse hiçbir şeye takılmadan dümdüz yaz. İnsan yıllar sonra bakınca bir tuhaf hissediyor. O gün ne hissettiğini okuyup buruluyor, bazen de neşeleniyor." Dinledim sözünü. Başlıyorum yazmaya. Ne kadar sürdürürüm bilinmez ama ne yaşıyorsam yazacağım.
...ben hayata dair bildiğim çoğu şeyi buradan öğrendim erkeklerde bir enginarda olduğundan daha az onur olduğunu mesela...Bir enginar zeytinyağı dışında başka bir yağla yapıldığında güzel olmayarak onurlu bir duruş sergiler.