Mysteron

Mysteron
@WickedGame
Feed your head sinefil.com/mysteron
1257 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Varlıkları "kendinde-şey" olarak gören fenomonolojik yaklaşımı benimseyen Heidegger, varlığın insanın tasarrufuna verilmediğini, aksine insanın varlığın tasarrufuna verilmiş olduğunu söyler. "Dünya içinde insanı da kapsayan ve kendini anlamasıyla ortaya çıkan zamansal varlık, varoluş" olarak nitelendirdiği Dasein kavramını ortaya atar." "Dasein" günlük Almancada "insan varlığı, oradaki varlık" olarak anlaşılsa da, Heidegger için Dasein, ne bir birey ne geleneksel anlamda bir öznedir: "Felsefenin başlıca konusu olan varlık, ne bir topluluk (class) ne de bir cinstir (genus): O her türlü nesneyi kapsar. Varlık ve onun yapısı her türlü nesne ve onun mümkün olan özelliklerinin arkasında ve dışındadır. Varlık ontolojik varoluştur."
Sayfa 26 - İletişim
Reklam
Yaşamda öğrenilen herhangi bir erdem, bir ders, bir öğreti gerçek durumlarla deneyimlerle temaşa etmezse askıda asılı bilgi olarak kalır. Vikipedia sayfası açarsın ancak o bilgilerle.
1000Kitap
Sence bu iki çeşit şeyden hangisi gerçek varlığa, öz varlığa daha yakındır? Ekmek, içki, et cinsinden doyurucu şeyler mi, yoksa sağduyu, bilim, düşünce gibi değerler mi? Şöyle de sorabiliriz: Değişmez, ölmez, aldatmaz varlıktan gelen, o varlığa benzeyen ve o varlığa benzer bir insanda kendini gösteren şeyde mi daha çok gerçeklik vardır, yoksa değişen, ölen, aldatan varlıktan gelen, o varlığa benzeyen, ona benzer bir insanda kendini gösteren şeyde mi? (...) Bedeni doyurmaya yarayan şeyler, toptan, öz gerçeğe, öz varlığa, ruhu doyuran şeylerden daha uzaktır.
Sayfa 324 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
-Oligarşi dediğin düzen hangisi? -Gelir üstünlüğüne dayanan devlet. Zenginlerin yürüttüğü, fakirlerin hiç karışmadığı düzen. (...) - Herkesin altınını biriktirdiği gizli çıkın yok mu, timarşiyi yıkan işte budur. Para harcayacak türlü yerler bulurlar ilkin. Rahatça harcayabilmek için de yasaları bozarlar, sonunda ne kendileri sayar kanunları ne de kadınları. - Öyle olacak. - Komşu komşuya özene özene, zamanla, bütün toplum onlara benzer. -Doğru. - O zaman kendileri daha zengin, daha zengin olma peşine düşerler, paraya verdikleri değer arttıkça, doğruluğun değeri düşmeye başlar. Zenginlikle doğruluk öyle ayrı şeylerdir ki, ikisini teraziye koydun mu, kefelerin biri hep aşağı iner, öteki yukarı çıkar. - Öyledir. -Bir devlette zenginlik ve zenginler baş tacı olunca, doğruluğun ve doğru insanların şerefi azalır.
Sayfa 276 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
...Bu devlette bilgili insanların başa gelmesinden korkulacak; çünkü bunlar az çok katışmış; sadeliklerini, sağlamlıklarını yitirmiş olacaklar. Barıştan çok savaş işlerine yarayan daha kaba, daha atılgan insanlar beğenilecek. Kurnazlıklar, savaş ustalıkları değer kazanacak. Hep silah elde dolaşmak âdet olacak. İşte bu devletin kendine özgü yanları da bunlar, değil mi? - Evet. - Bu çeşit insanlar, oligarşik devletlerde olduğu gibi, zenginlik tutkusuna kapılacaklar. Tapar gibi sevdikleri altını, gümüşü karanlık gizli dolaplara, hazinelere doldurup herkesin gözünden kaçıracaklar. Bir ine çekilir gibi kapandıkları evlerinin içinde kadınlara ya da diledikleri insanlara zengin ziyafetler çekecekler. - Çok doğru. - Parayı büyümsedikleri ve gizli tuttukları için cimrileşecekler. Ama başkalarının malını kendi keyifleri için bol keseden harcayacaklar. Babalarından kaçan çocuklar gibi, kanundan sakınıp hep gizli gizli eğlenecekler; çünkü onlar inandırıcı değil, zorlayıcı bir eğitim görmüşlerdir.
Sayfa 273 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Reklam