İnsan yaşamını asla tam anlamıyla kavrayamayancak olsak bile bir devinimden ibaret olduğunu kesin olarak biliyoruz. Devinimin varlığı ise kaçınılmaz bir şekilde hareket eden bir kütle ile onu hareket ettiren bir kuvveti işaret eder. Dolayısıyla, yaşamın olduğu yerde kuvvetin harekete geçirdiği bir kütle vardır. Bütün kütleler eylemsizliğe sahiptir; bütün kuvvetler ise sabit bir şekilde süregelirler.
Uzayın nitelikleri olamayacağı gibi basit bir sebebe dayanarak Eğrilemeyeceğini savunuyorum. Tanrı’nın nitelikleri olduğu söylenebilir; aslında yoktur, ona Atfettiğimiz sıfatlar vardır ve bunlar da bizim uydurmamızdır. Yalnızca uzayı dolduran maddeleri ele alırken nitelikten bahsedebiliriz. Büyük kütlelerin karşısında uzayın eğrilebileceğini söylemekle bir şeyin hiçbir şey yokken harekete geçmesini iddia etmek eştir.
Bilimsel düşünmek bilim yapmak değil, her duyduğuna inanmamak, yeni çıkan şeyleri öğrenmeye heves etmek, bunları eleştirel bir gözle değerlendirmektir.