İnsan bir yanıyla bilgi edinir, bir yanıyla öfkelenir demiştik. Üçüncü yanına gelince, değişik şekilleri olduğu için belli bir ad verememiştik ona; en önemli, en başta gelen özelliğiyle anlatmıştık onu: İsteyen, acıkan yanımız demiştik hani. Açlık, susuzluk, cinsel sevgi ve bunlara benzer istekler bu yanımıza giriyordu. Parayı da bu yanımızla seviyorduk; çünkü bu çeşit isteklerimizi daha çok parayla doyurabiliyorduk.
Sayfa 316 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Özgürlüğe susamış devletin başındakiler içki sunmasını bilmeyen sakilere döndüler mi, demokrasi alabildiğine hürriyet içip sarhoş olur. Halkı yönetenler her yola girmesini beceremez, her istenen özgürlüğü veremez olunca halk onları suçlandırır, hain diye, oligark diye cezalandırır.
Sayfa 292 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bizim seçtiğimiz bilimlerin bir bakışta görülmeyen ama hiç de yabana atılmayacak bir faydası vardır. O da, bu bilimlerin ruhun gözünü açması, ışıklandırması, onu körleştiren, bozan türlü kaygılaeı silmesidir. Ruhun gözüyse, bedenin yüzlerce gözünden çok daha değerlidir bizim için; çünkü, gerçek varlığı yalnız onunla görürüz. Bu düşüncede olanlar istediğimiz bilimleri pazarlıksız kabul ederler. Ama olmayanlar, onlarla uğraşmayı manasız bulurlar.Bilimlerin gündelik işlere yararlılıkları dışında değerli hiç bir tarafını görmezlerde ondan. Onun için, daha ileri gitmeden önce şunu sor kendine: Sen, bu iki çeşit insandan birincileriyle mi konuşursun, ikincileriyle mi? Yoksa hiçbirini hesaba katmadan, isteyen düşüncelerinden yararlansın diyerek, kendi kendin için mi düşünürsün?
Sayfa 248 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu