Papa bile endüljansla ihtiyacı olan günâhkârlara cennetten parsel parsel arsa satmıştı. Ama papazın biri bu koftiyi yutmamış ve Papa’ nın gazabını celp edecek şekilde, bir beyânnâme karalayıp bunu mabedinin kapısına çivilemişti. Bu yetmiyormuş gibi bir de, ilâhlarının sözlerini, kulağı olan işitsin, okuması olan söksün diye kendi lisânına tercüme ederek fitne çıkarmıştı. Daha da kötüsü, Papa’nın âlimleri Latince okurlarken, zamâne âlimler kitâpları fırlatıp atmış, rasathânelere, tabinlerin teşrîh odalarına ve laboratuvarlara girmeye başlamışlardı. Artık kitâplar değil, Tabîat’ın kendisi okunuyordu. Bu da elbette küfürdü.