Mehmet inal

"Malumat istifçilerinin haşır neşir oldukları dışkı, yaşanan gerçekle hiçbir ilişkisi olmayan, yaşayan insanın gerçeği ile çakışmayan, ona hizmet etmeyen bilgi kırıntılarıdır," diyordu Günay, "Anal-istifçi karakterin dünya ile ilişkisi mülkiyet ve denetim üzerine kurulur, çevresi ile sevgiyle bütünleşmesi söz konusu değildir. Sanki enerjisi, akli kapasitesi çok sınırlı olduğu için o güne kadar biriktirdiklerini saklaması, elindekini kaçırmaması gerektiğini düşünüyor gibidir. Canlıların kendini tekrar tekrar yenileme kapasitelerinin farkında değildir. Kendisini güvencede hissedebilmek için elinde olana sarılır. Bu bağlamda, ister solcu, ister sağcı olsun statükocudur. Böyleleri -yani, Türkiye entelijensiyasının yüzde doksan dokuzu- cezaevleri adam almazken, 'Komüntern'in beşinci kongresi ... ' ya da ' Abdulhamid efendimiz ...' diye başlayan 'malumat'a sarılmazlarsa yok olacaklarını sanırlar.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Mehmet inal

, bir kitap okudu
10/10
·592 syf.·
Beğendi
·
11 günde okudu
·
2021 13. kitabı
Cevâd Alî
9/10 · 8 okunma
Müsteşriklerden bir grup İbranilerin aslının Arap Yarımadası'ndan olduğunu, bedeviler ve bilinen diğer bazı kabileler gibi kuzeye doğru göç ettiklerini ileri sürmüşlerdir. Bu yüzden Arap Yarımadası İbranilerin doğduğu anavatandır. Buna, İbranilerin hayatlarıyla bedevilerin hayatları arasındaki büyük benzerlik delil olarak göstermişlerdir. Tevrat'ta ve İsrailiyat kıssalarında İbranilerin hayatı hakkındaki bilgiler, Arapların hayatına da uymaktadır. Ayrıca eski İbrani dininin özleri ve temelleri eski Arap özlerine aittir. Buna Arapların ve İsraillilerin ikisinin de Sami olduklarını eklemek gerek. Ayrıca Arap Yarımadası da Sami ırkının beşiğidir. İbraniler kendi görüşlerine göre Arap Yarımadası'ndandırlar. Onlarda Araplardan bir grupturlar. Eğer bu isimlendirme doğruysa bu insan topluluğu annesine karşı şımardı, ona isyan etti ve onun yanından kuzeye doğru kaçtı. Eğer neseplerle ilgili sözünde Tevrat ile paralel gidersek, Araplarla İbranilerin görüşüne göre tek bir asıldan olduğunu görürüz. Bu asıl da Sam b. Nuh'tur. Onun zımni olarak Yaktanilerin yani el-Kahtanilerin İsraillilerden önce olduğunu itiraf ettiğini görürüz.
Sayfa 549·Kitabı okudu
Ebu'd-Dakik el-Arabi'ye: "Neden çocuklarınıza Zi'b, Kelb gibi en kötü isimleri veriyorsunuz? Halbuki köleleriniz Mezruk, Rebah gibi daha güzel isimlere sahipler," diye soruldu. O da şöyle dedi: "Çocuklarımızın ismini düşmanlarımız için, kölelerimizin ismini ise kendimiz için koyuyoruz," dedi. Cahız de bu konuya değindi ve şöyle dedi: " Araplar uğur getirmesi amacıyla çocuklarını Himar, Kelb, Hacer, Cu'l, Hanzala, Kird diye isimlendirdi. Bir adamın erkek oğlu doğunca, uğurlu bir işaret ya da fal için çıkar, eğer bir insanı hacer yani taş derken işitir veya taş görürse, sertliği, katılığı, kalıcılığı, sabrı sebebiyle uğurlu olacağını umarak oğlunu Hacer diye isimlendirirdi. Birinin kurt dediğini duysa veya kurt görse bunu anlayış, hilekarlık ve kazanca yorardı. Eğer eşşek görürse onu uzun ömre, yüzsüzlüğe, güce ve dayanıklılığa yorardı. Köpek görecek olsa onu bekçilik, uyanıklık, güçlü sesli olma ve kazanca yorardı."
Sayfa 466·Kitabı okudu