Mehmet inal

Dil bilimciler ve nahivcilerin dili derleyip kurallarını belirlerken Kur'an metninden yüz çevirmeleri sebebiyle Arapça'nın yaşadığı medeni yoksulluk, dönemin medeniyet merkezlerinden ve Kureyş gibi yerleşik kabilelerden de bir tür medenileşmiş dilin alınmaktan vazgeçilmesiyle de iyiden iyiye katmerleşmiş ve katlanmıştır. Mevcut Arapça'nın Allah Resülü (s) ve dört halife döneminin Mekke ve Medine toplumlarında varolan araçların ve ilişki türlerinin isimlerini bize aktarmadığını görmesi, insanı ancak dehşete düşürecek bir durumdur. Aynı şekilde Şam, Bağdat ve Kahire gibi yüksek medeniyet seviyesine sahip yerleşim merkezlerinde tedavülde olan sayısız araç gereç ismi ve ilişki biçimi, Tedvin Asrı'nın Arapça'sında zikredilmemektedir. Söz konusu medeni İslam toplumlarını, sözlüklerimizle korunan Arapça'yı ölçüt alarak anlamaya çalışan kişi, bu toplumların donuk ve suskun bir şekilde yaşadıklarına hükmetmekten başka bir şey yapamayacaktır. Oysa bu toplumlar dönemlerinin en çok söylem üreten ve en dinamik toplumlarındandı.
Sayfa 102·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Arap aydının zihnindeki 'kültürel zamanların çakışması' olgusu, çağdaş Arap düşüncesinde de tatsız bir olgunun doğmasına yol açmıştır. Bu tatsız olgu "gezgin aydınlar" olgusudur. Bunlar, Arap kültür zamanı içinde rasyonelden irrasyonele, soldan sağa inanılmaz bir kolaylıkla geçivermektedir. Belirli isimler zikretmeksizin genel olarak yaşayan bu olguya işaret etmemiz kastımızı anlatmak için yeterlidir. Çağdaş Arap düşüncesinin temel sorunlarını oluşturan, 'birlik', 'sosyalizm', 'demokrasi', 'İslam', 'laiklik', 'milliyetçilik' gibi konularda sözde ilke sahipleri çok kolay tavır değiştirebilmektedir. Aynı şekilde bir kaç senedir Arap "ulema" ve aydın, çevrelerine hakim olan rasyonelden irrasyonele "hicret" olgusunu, burada sadece hatırlatmamız yeterli olabilecektir. Çağdaş Arap düşüncesinde görülen "kültürel gezginlik" olgusu sırf fikrinden dönme ve öncekine "tevbe" etme şeklinde ortaya çıkmamakta, çoğu zaman bilgisel faaliyetin her anında yön değiştirme şeklinde bir görünüme bürünmektedir. Bu da sorunun temelinde ideolojik tavır veya tercih değiştirme sorunu olmaktan ziyade epistemolojik istikrarın yokluğu sorunu olduğu fikrini güçlendirmektedir. Atalarımız bir görüşü zikrettikten sonra "meselede iki görüş vardır... doğrusunu en iyi Allah bilir" gibi sözler söylerlerdi. Bugün ise atalarımızdaki tevazuun yerini, kesin kanı koymak almış ve "en doğrusu budur ..." denmeye başlanmıştır. Günümüzde normal aydınlar bir yana, Arap "okuryazar-aydın" hatta araştırmacı ve yazarların bir çoğu için "hakikat"; okudukları en son kitapta yazılanlar veya dinledikleri son konuşmada söylenenler haline gelmiştir.
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Tanrı düşüncesi Yunan-Avrupa kültüründe, akıl yasalarıyla tabiat yasaları arasındaki mutabakatı gerekçelendirmek ve dolayısıyla akli bilgiye, doğrunun kriteri olma niteliğini vermek yani yakini kılmak için kullanılmıştır. Diğer bir ifadeyle Grek-Avrupa düşüncesinde Allah fikri, tabiatı keşfetme ve onun gizemlerini çözme işinde insan aklına "yardımcı" olma rolü oynamaktadır. Oysa Arap-İslam kültürü içinde teşekkül ettiği şekliyle "Arap Aklı"nda, insanın Allah'ı keşfetmesi ve hakikatini anlaması için "yardımcı" rolünü üstlenen tabiat olmaktadır.
Sayfa 35·Kitabı okuyor

Mehmet inal

, bir kitabı okumaya başladı
Muhammed Abid el-Cabiri
9.4/10 · 43 okunma

Mehmet inal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·182 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 15:25
·
2020 3. kitabı
Farabi
7.1/10 · 5,4bin okunma