"Sizi bekliyorum," dedi.
''Yarın görüşürüz," diye karşılık verdim.
Bu ikimizin de tutamadığı tek sözdü.
Aynı günün akşamı babasından üzücü haberi aldım. Kısa, öz ve trajikti.
" Majo az önce öldü. "
Özel hayatınızla ilgili kimseyi dinlemeyeceksiniz! Anneniz babanız dahil. Zaten böyle ağır konularda onlarda reaksiyon da olur. Dinlemeyeceksiniz. Elbette, '' Her şeye, her söze kulağınızı tıkayın, '' da demiyorum. Ben sadece, '' Kendi yolunuzu kendiniz çizmeye çalışın, '' diye tavsiye ediyorum. Nitekim ben yolumu kendim çizdim, buna gayret ettim. Yine de kulaklarımı her zaman açık tuttum, doğrusu çok işime yarayan tavsiyeler de aldım.
Elini tuttuğuna pişman oldu,ondan bir an önce uzaklaşmak istiyordu;utancını saklamak için. Kendi içinde en iğrenç olan ne varsa hepsine tanıklık etmiş olan,yine de ona büyük bir sevecenlikle davranan bu adamı bir daha görmek istemiyordu.
Derken, Mari'nin sözlerini hatırladı bir kez daha:Yaşamını kimseye onaylatmak zorunda değildi, şu an önünde duran genç adama bile.
'' Seninle geliyorum. ''