Birinci grupta mukaşefe ilmine vakıf olup muamele ilminde eksik olan alimlerden bahsetmektedir. Buna da İmam Gazali örnek olarak başkalarını tedavi edip şifa dağıtan ama kendini tedavi etmek elinde olduğu halde bundan muzdarip doktordan bahseder. Devamında ise Hz. Muhammed'in (sav) "kıyamet günü insanlar içinde en şiddetli azap, ilminin faydasını görmeyen alimin göreceği azaptır." Hadisini ekler.
Bu anektodu okuduğum zaman belki bir alim olmasak da etrafımızdaki insanlardan sosyal medyadan ne kadar çok şey öğrendiğimizi ama bunu hayata geçirmek konusunda hiçbir çabamızın olmadığını farkettim. Mesela bazen içimiz sıkılıyor bu halin gitmesini istiyoruz hatta bunun yolunu da biliyoruz ama yeterli içsel istegimizinde olmamasıyla yapmıyoruz, belki yeterli inanmışlıgımızın da olmaması etkili oluyor. Peygamberimizin bu durumda inşirah suresini okuduğunu huzur bulmak için Allahı anmamız gerektiğini biliyoruz yaptığımızda birşey hissetmemekte bizi bunu yapmamaya itiyor olabilir ama hiçbirşey yapmadan durduğumuz hal (sürekli düşünerek kendini yıpratarak o günü heba etmek) ile bu halleri deneyerek (en azından yaptığın ibadetlere odaklanarak) içsel ruhu düzenlemek arasındaki fark belirgin şekilde fazla olduğunu düşünüyorum. Ya hiçbir etkisi olmayacagını düşündüğün yol en kısa yolsa ve sen konforuna aldanıp saatlerini uzun yola adamışsan???