Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Koltukta oturmak masada yemek yemek klozet kullanmak batı kültürünün empoze ettiği sağlıksız ve en çok da alt bacak dolaşım sorunlarına sebep olan hastalıklar zemin hazırlar Peygamber Efendimiz aleyhisselatu vesselam ben kulum kulun yediği gibi yemek yerim buyururdu hane halkının Hatta misafirlerin de bulunduğu ortamlarda sofrada yemek yerken Aynı tabaktan yemek yemek sünnettir bunu söylediğimizde bazıları algılayamıyor bugünkü Çağın ve mantığın bakış açısıyla olaya yaklaşıyor Olurmu canım öyle şey diyor Halbuki müslümanın müslümana artığı şifadır buyuran kainatın efendisidir Alemleri yüzü suyu hürmetine yarattığı Cenabı Hakk'ın en yüce varlığı olan Hz Muhammed Aleyhisselam böyle söylüyor bize Ne oldu bize ne oldu da Batı'nın Her dediğini yapar olduk hane halkı Herkesin önünde bir tabak yemek seçmeler şüpheli gıdalar hazır katkılı yiyecekler Besmelesiz hamdelesiz Tefekkürsüz şükürsüz hazırlanmış gıdalar bize ne oldu da bu hale geldik boğazından geçen şeye dikkat etmeyen toplum hayvanlar gibidir desek hayvanlara hakaret olur çünkü hayvan öyle mübarek bir yaratılışla yaratılmıştır ki koklar burnu öndedir ona bir laboratuar özelliği olan koku bilimini Cenabı Hak bahsetmiştir koklarken zararlıyı faydalıyı ayırt eder ve zararlı olanı yemez eşrefi mahluk olan insan peygamberden uzaklaştığı zaman öyle bir hale gelir ki o hayvan kadar bile yediğine dikkat etmez bulduğunu boğazından aşağıya gömer Her bulduğunu tıkanır Her bulduğunu yer yutar Ondan sonra laf anlamaz ne anlatsan boş duvarlar taşlar dağlar belki anlayacak ama her bulduğunu tıkanan zavallı insan taşlardan daha katı bir yürek sahibi olur da ne anlatırsan anlat artık anlamaz hissetmez işlemez kalbi yumuşamaz gözü yaşarmaz ondan hikmet damlaları sözcükler işitemezsin gerçek dostlukların davranışlarını göremezsin ondan
Her mü'min fetih adamıdır. Batının kurduğu barikatları, nesillerin önüne çıkardığı engelleri gidermek için her mü' minin görevidir. Hiçbir mü'min, "Birileri yol açsın, ben gideyim." felsefesine sahip, bencil biri olamaz. Yol yoksa yol yapan, tıkalı olanı açan, sabreden, sebat eden, yılmadan yürüyen mü' min, cephe adamı mü'mindir.
Her mü'min, fetih adamıdır. Fethede ede iman bugünlere taşındı. Kimi kılıcıyla kimi diliyle kimi sabrıyla kimi duruşuyla.. Her mü'min fetih adamıdır, her kafirin tıkayan olduğu gibi..
"O fatihtir;fetheder gider bu dünyadan. Cephelerde, seccadelerde, düğünlerde, çarşılarda, sokaklarda, sofralarda her yerde fatihtir o. Onun fetihleri kendine de nesline de ümmetine de bir kurtuluştur.