"Sizden bir şey isteyecektim, daha doğrusu size bir şey anlatmak istiyorum. Önüme ilk çıkana bunun ne kadar tuhaf olduğunu biliyorum elbette, ama... ama çok berbat bir ruhsal durumdayım, öyle bir duruma geldim ki mutlaka biriyle konuşmalıyım... Eminim anlayacaksınız, size... evet size anlattığımda... Bana yardım edemeyeceğinizi biliyorum, ama bu suskunluk beni hasta etti... hasta olanla herkes alay eder..."
...Oturdum, gözlerimi kapadım, ancak gözlerimin içleri karanlık değildi. Aşağıdan denizin tatlı hışırtısını hissediyordum, tepemdeyse dünyanın beyaz akıntısı sessiz tınısıyla geçiyordu. Bu hışırtısını yavaş yavaş kanıma doldu: kendimi hissedemez oldum, duyduğum kendi soluğum muydu yoksa geminin uzakta atan yüreği miydi, bilemiyordum; gece yarısı saatlerinin bu bitmek bilemeyen uğultusuna kapıp gittim.