ıslandık, oysa ateşler içindeyiz büyük
bir yağmur yağıyor üstümüze devamlı
bir ışık vuruyor o gelecek çağlardan
çağımız mı? bir zaman kırıntısına bağlı
boşuna değil ezikliğimiz belki yalan
belki hiç yoktu kim bilir, belki biz uydurduk
bilmediğimiz mi kaldı görmediğimiz mi
hangi unuttuğumuz şarkıda bu yolculuk
o kim? o var mıydı? o var mı ki? öyleyse
bizi kim alıştırdı bu iğrenç dualara
bak bir çağ gidiyor devrilmiş, yıkık
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
utanç duygusuna gelince.
gerçek bir haksızlık yüzünden insanın acı çektiği pek azdır.
öyle dolambaçlıdır ki kendi davranışlarımız.
genellikle suçun biraz da bizde oldugu cıkar ortaya ;
işte o zaman, "Hoşça kal!" demek düşer o kış sabahı uykusuna
suçun biraz da bizde oluşu mu?
bütün suç bizdedir oysa, bundan da kurtuluş yoktur.
hep böyledir bu.
yol actığı acılara bakılırsa, doğaya aykırı bir şey fedakarlık.
ya da benim gücümün ötesinde bir şey.
yakınmazlık edemeyeceğim bir sey.
oysa yakınmak da dünyaya boyun eğmek, kişisel bir çıkar gözettiğini kabullenmek demek.
ama bir şeye sahip olmak varken, ondan vazgeçebilen biri olabilir mi?