Silva

Vahşi bir ata eyer vurmak: Nefes alan aşk?
6/10
·84 syf.··
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 04:37
Kitabı okurken sık sık karşılaştığım bir tabir olan "aşkın nefes alabilirliği" üzerinden bir inceleme yazmaya karar verdim. Çünkü bence aşk kesinlikle bu değil, olmalı mı peki, tartışılabilirdi, tabii aşkı "şöyle böyle olmalı" sözlerine sıkıştırmak mümkün olsaydı. Önce şunu açıklamakta fayda var. Nedir bu "Nefes alan aşk"? Schmid'e göre; » Aşkın alana ihtiyacı vardır. » Aşk, dengeli ve sürdürülebilir olmalıdır. » Aşkın bireyselliği eritmemesi gerekir. ve benzeri -hepimizin az çok duyduğu tabiri caizse "öneriler" bütünü. Yani şöyle diyebiliriz belki, daha makulleştirilmiş, daha kabul edilebilir düzeylere çekilmiş, hatta rasyonelize edilmiş bir aşk tanımını içeriyor bu olgu. Kısaca, aşkın vahşi doğasını evcilleştirelim ki sürdürülebilirliği olsun demek değil de ne? Aşktan maksimum verimi almak gibi bir şey mi yani? Ben sevmiyorum bu tanımlamaları ya, bir düzleme oturtma çabalarını vs. Schmid daha çok aşkı "kontrol etmeye" çalışmış kitap boyunca, alt başlıktan da anlaşılacağı üzere onu nasıl mümkün kılabileceğini tartışmış yani. Halbuki aşkın varlığını mümkün kılan onun imkasızlıktan da beslenmek isteyen doğası değil miydi? Durun, hemen klişeye vurduğumu düşünüp ekşitmeyin yüzünüzü... ama ben şairlerin dilinden konuşmak istiyorum aşkı. Mahveden aşkı, yakan aşkı, uğrunda yollara düşülen aşkı konuşmak istiyorum. Mümkünleştirilmeye çalışılan aşkı, gerçek aşktan sayamıyorum nedense. Sanki eksik, sanki eğitilmiş ya da öğretilmiş bir şey gibi geliyor. Hem her şey de makul bir düzleme oturmasın yaşamımızda; zaten yeterince mekanikleşmiş ve mantıksılaşmış insan hayatında bazen raydan çıkartabilecek bazı heyecanlar da kalmalı, demek istediğim o. Gerekirse aşk uğrunda nefessiz de kalabilelim... Belki gerçek aşk tam da bu noktada
1000Kitap
AşkWilhelm Schmid · İletişim Yayınevi · 20141,214 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Sadece Sovyet bürokrasisine bir eleştiri mi?
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 23:10
Yoksa burada okumaktan kaçındığımız ya da anafikirle gölgede kalmış bir alt metin daha mı var? "Doğa her zaman kendini dengeleyecektir" gibi mesela. (Not: Bu inceleme kitabı okuyanlar içindir.) Kitabın bu altyapıda olduğu fikrine şöyle kapıldım aslında; öncelikle, kırmızı ışığın keşfinden sonra (ki bildiğimiz gibi bu oldukça "yaratıcı bir ışık" ve üzerine tutulan yumurtaların olması gerektiğinden çok daha hızlı üremesi ve yumurtadan çıkan canlıların çok daha büyük olmasına sebebiyet veriyor) dediğim gibi bu ışığın keşfinden sonra bir "tavuk vebası" baş gösteriyor ve bölgedeki bütün tavuklar kan kusarak telef oluyor. Sanki doğa, bir yandan verirken bak öbür yandan da alıyorum demek istiyor gibi. Malum, kırmızı ışık bu noktada oldukça verici ve verimli bir buluş... (Bir sürü olay sonrası) ...şimdi direkt kitabın sonuna değineceğim, bilim-insanımız Persikov'un ölümünden sonra (ya da insanlar tarafından vahşice katledilmesi mi demeliyim) Doğa'nın (yine dengeyi bulmak adına) o kırmızı ışıkla -ve yanlışlıkla- üretilmiş devasa sürüngenleri dondurucu soğuklarıyla yok etmesi... ...yani insan eliyle yok edilemeyen bir sürü devasa yaratık -doğa için anomali belki de- doğa eliyle silip süpürülüyor... ...ve denge tekrar sağlanmış oluyor. Kitabın başında neyse sonunda da aynı dengeye ulaşılıyor böylece. Ne kırmızı ışık tekrar bulunuyor ne de etrafta bu ışığın varlığına dair bir iz, zamanla unutulacak "bilimsel" bir facia daha sadece.... Kitabı okuduğum süre boyunca, ne olacak acaba hissini taşıdım üzerimde ve olan şey (onu bu açıdan da yorumlayınca) beni oldukça tatmin etti. Bulgakov'un eserlerine ikinci bir pencereden yaklaşmayı ve gösterdiğinin ardındaki, geride kalmış o fikri yakalamaya çalışmayı keyifli buluyorum, umarım bu incelemeyi okuması da sizin için
1000Kitap
Ölümcül YumurtalarMihail Bulgakov · Dedalus Yayınları · 20164,848 okunma
Aforizma kitabıymış...
7/10
·80 syf.··
2024 21. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2024 18:11
«Bu kitabı alırken aforizma kitabı olduğundan habersizdim, Blake adını görür görmez, tabii fiyatının uygunluğunun da cezbedişiyle, sepete eklemiştim. Gereksiz bu detayı başlık da yaptığıma göre incelemeye geçebiliriz.» Öncelikle belirtmem gerekir, ben aforizma kitaplarını boğucu buluyorum. Bağlamından koparılıp oradan buradan toplanan cümleciklerin beni bütüne vakıf kılamadığını hissetmem ve üst üste sürekli anlam ve imge yoğunluğu olan cümleye maruz kalmanın bir noktadan sonra beni bunaltması; bu fikrimi doğuran sebeler olarak sıralanabilir. Bu kitap ise ekstra hayal kırıklığı idi benim için. Kesinlikle W. Blake ile ilgisi yok. Kendisine her konuda hayranım ve her cümlesi ayrı bir değerdir benim için (ve bütün aforizmaları da okumaya, anlamaya ve hissetmeye değerdi). Ama... Basım kalitesi ve aynı birkaç aforizmanın sadece çeviri farkıyla tekrar edilmesi, harf hataları beni, okuduğum Blake olsa dahi 7 puan vermeye itti. Daha özenli olunabilirmiş. Tabii şu bir gerçek, aldığıma ve okuduğuma pişman değilim. Özellikle Blake'in dine, din adamlarına, insan ve tanrıya, hatta aşka bakış açısını yakalamak açısından ön plana çıkan önemli bazı aforizmalar vardı. Ama bir başlangıç kitabı olarak tavsiye etmem. Sonuç olarak okuma tercihi size kalmış... Ayrıca incelemeyi okuyan herkese teşekkür ederim. Kitabı okumayı düşünenlere de şimdiden iyi okumalar diliyorum...
Edebiyat
Yaşayan Her Şey KutsaldırWilliam Blake · Epona Yayınları · 202086 okunma
7/10
·88 syf.··
2024 5. kitabı
Derin bir nefes alın ve kitap bitene kadar tutun nefesinizi, çünkü kitap boyunca size eşlik edecek yoğun balık kokusu sizi oldukça rahatsız edecek. Spoilersız bir inceleme yazmak istedim, bu yüzden kitabı okumayı düşünen herkes rahatlıkla incelemeyi de okuyabilir. Adını sürekli duyduğum bu karanlık yazarı ilk okuyuşum ve nedense içimden bir ses doğru kitapla başladığımı söylüyor. Konuyu, analizleri ve bütün anlatılanları boş verdim. Sadece korkma isteği ile elime aldığım bu kitabı ve gün içinde de bitirdim, çünkü yazar merakımı dinç tutmayı başardı. Ne olacağını az çok tahmin edebiliyor olsam dahi o heyecanı hissettiriyordu bana. O an ne yaşıyorsa karakter, ben de onu rahatlıkla hissedebiliyor ve onunla yaşıyordum. Anlatım dili akıcı idi fakat tek eleştirim şu olabilir bu noktada -tabii ki haddim olmayarak ve oldukça kişisel bir yorum olarak- betimlemelerde zaman zaman kaybolduğumu hissettim, bu da bazen çok küçük bir miktar olayadan kopmama neden oldu. Onun dışında Lovecraft okumak cidden güzel bir deneyimdi. Tavsiyem, gerçekliğinizi kapıda bırakmalı ve bu kitabı öyle okumalısınız! "Tüm bunlar mümkün olabilir mi"yi sorgulamak, zihninizin bu bilinmezliği hissedebilmesi için muazzam bir fırsat olacaktır. Hem delilik nerede son bulur ve gerçeklik nerede başlar, bilemeyiz değil mi? Sonuç olarak tanıştığıma memnun oldum sayın Lovecraft! Sizlere de incelemeyi okuduğunuz için teşekkürü borç bilirim...
Edebiyat
Innsmouth'un Üzerindeki GölgeH. P. Lovecraft · İthaki Yayınları · 20201,488 okunma
101+1
8/10
·137 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 01:42
Siyasi bir olay ve yazarın 101 farklı biçimde bu olayı çeşitlemesini içeren kitabı okurken bir tane de ben yazsam demekten kendimi alamıyordum. Neden olmasın? Buyurunuz... _________________________ "Anarşistler!" diyor haykırırcasına, "Yine yapmışlar yapacaklarını. Ulan şerefsizler..." Sürdürmüyor artık konuşmasını, içinden küfürlerine devam ettiğini sıktığı yumruklarından anlıyorum, ama o bilmiyor... Onlardan biri olduğumu bilmiyor. "Durma..." diyorum, "...ne yapmış Anarşistler?" "Dükkanları kapattırmışlar zorla. Ah ulan ben olacaktım o esnafın yerinde de nasıl kapattırılmış gösterecektim o piçlere!" tükürerek sürdürecek konuşmasını ama elimle dur diyorum, devam etmesine engel olunca şaşıyor önce. Tek kaşı havada "Bak yavrum, seni severim ama..." kesiyorum sözünü "Korkma canım, onlardan değilim." diyor ve gülümsüyorum yüzüne. Öpüyor beni. Bilmiyor... ve cehalet ancak sevgiye bu kadar yakışırdı diye düşünüyorum içimden. Nefret ise öylesine bilge ki... Biliyorum ve nefret ediyorum. -----------------------------------
Edebiyat
Yazmak EylemiFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 20171,282 okunma