Yoksa niye ve nasıl sevdiğini hiç düşünmeden ülkesini de, Kürtlüğünü de severdi. İnsan ülkesini niye sevmesin, severdi işte. Niye anneni seviyorsun diye hiç sorulur muydu, bu da öyle bir şeydi.
Babasının çok uzak şehirlere gitmediğini biliyormuş. Uzak şehirlere gitseymiş, gecenin sessizliğinde patlayan silah sesleri duyulduğunda annesi korkuyla sabahlara dek dağlara bakıp dualar eder miydi? Bütün ömrü bir duaya dönüşür müydü?