3'lü setin ilk kitabı. İlki güzelse diğerlerini de alırım dedim. Şimdi diğerlerini nasıl alacağım diye düşünüyorum. Sinan Canan, benim kafamda bir adam. 3 kitapta okunacak mecbur. Aşağıda aldığım notları paylaşıyorum.
Eğer bedenimiz bu kadar zayıf ve çaresiz olmasaydı, insanoğlu ve şimdi soyları tükenmiş olan yakın akrabaları, hayatta kalmak için zihinlerini bu kadar zorlamak zorunda olmayacaklardı. Buğdayla akrabaymışız. Bu sayede, o canlı olduğu için onu yiyebiliyormuşuz. Biz ölünce de o bizi yiyormuş:) Koca bir besin ağından bahsediyor.
Her gün aynı yemekleri yiyip, aynı saatte mesai gibi belli yiyecekleri tüketmek, strese sebep olabilirmiş.
Öğrencinin etrafında, sınavlardan alınacak notları her şeyin üzerinde görüp geri kalan tüm insanı ihtiyaçları göz ardı edecek kadar gözünü karartmış bir çevre kültürüyle karşı karşıyayız. Jonglörlük yapmayı denemek beyni çok farklı bir biçimde çalıştıracağı için günün birinde bunu denememiz beyin sağlığı açısından faydalıdır.
Her gün yapılan kasılma egzersizleri vücudun farklı kaslarında tepkiye neden olacağı için kendimizi zinde hissetmemizi sağlıyor.
Sürekli karbonhidrat(şeker) ağırlıklı beslenenler, yağ parçalamayı sağlayan enzimleri nadir kullandıkları için faaliyet yeteneklerini yitirmeye başlar. Böylece açlıkta normal bir mekanizma olan yağ yıkımı devreye girmekte gecikir. Yağlardan gelen böyle bir enerji olmayınca hızla düşen kan şekeri, el-ayak titremesi gibi belirtilerle birlikte aşırı açlık hissini ortaya çıkarır. Yüksek yağ düşük karbonhidrat beslenme şeklini araştır.
Tatlandırıcı fruktozdan uzak durmak gerekiyor çünkü insülin direncinin oluşmasındaki en önemli nedenlerden biriymiş. Omega 3 ve 6 insülin direncinin kırılmasında faydalı. Aynı şekilde egzersiz de.
Tatlılar, besin değil "haz nesnesi"dir.
Medeni, şehirli