Ezen ulus milliyetçiliği ile ezilen ulus milliyetçiliği arasına bir fark koyamayan bir zihniyet, her zaman ezen ulus milliyetçiliğinin yanında yer almış olmaktadır.
Nakşibendi Şeyhlerinin, hemen hemen bütün Kürt aşiret ağalarını alt etmeleriyle birlikte Kürdistan’ın koşulları da değişti. Akabinde Sultan Abdülhamit’in emriyle Kürdistan’da özellikle Sünni Kürt aşiretlerinden askeri alaylar teşkil edildi. Bilindiği üzere bu birliklerden müteşekkil birliklerin ismi de 'Hamidiye Alayları' oldu. Bu alaylar milliyeti itibariyle Kürt’ü fakat zihniyet ve resmiyet babında Osmanlıydı. Sultan’ın gizli gündemi olan, Ermenileri, Yezidileri, Süryanileri, Nasturileri, Keldanileri yok etme ve Rusya'ya karşı savaşma görevlerini yerine getireceklerdi. Bu görevleri yerine getirdikçe de kendilerine devletin meraları, ovaları ve yaylaları peşkeş çekilecekti. 1908'de yönetimi devralan İttihat ve Terakki, Sultan'ın birçok uygulamasına son verdiği halde, Hamidiye Alayları'nın sadece ismini değiştirdi: "Aşiret Hafif Süvari Alayları." Böylece gayri müslim kıyımı 1921 yılına kadar devam etti. Alaylar bunu Kürtler adına değil, Osmanlı Devleti adına yapıyorlardı ve söz konusu aşiret ağaları, kıyımların karşılığında zenginliklerine zenginlik katıyorlardı. Günümüzde Kürdistan coğrafyasında servet sahibi olan ve bunun verdiği güç ile Türk siyasasında yer alan politik simaların çoğu bu ağaların torunlarıdır.
Almanlar, kendilerine has o çılgınca kavrayışın ortaya çıkardığı tezada sonuna kadar bağlıydılar: Bir yandan, sadece sıradan, basit insanlardı; diğer yandan, başka herkesten daha ulu kişilerdi.
Yaklaşık 90 milyon yıl önce tam da ağaç faresine benzeyen ve böcek yiyen ilkel bir hayvan, primat çizgisine erişmek için diğer memelilerden ayrıştı. On beş milyon yıl sonra, sözgelimi 75 milyon yıl önce bu çizgi beş ayrı kola ayrıldı; en büyük dallanmalardan biri primatlardı ve 50 milyon yıl önce lemurlardan loriselerin ayrışmasıyla başka bir bölünme daha yaşandı. Bizim çizgimizde yaklaşık 35 milyon öncesine kadar pek bir şey olmadı. Yeni Dünya maymunları -kelimenin tam anlamıyla- kendi yollarını ayırdı ve Gondwana Kıta Ayrılması sırasında Güney Amerika kıta tabakasında kaldı. Bizim çizgimiz bir 15 milyon yıl daha devam etti, ancak 20 milyon yıl önce bir büyük ayrışma daha meydana geldi; Eski Dünya maymunları ve hominoid (kuyruksuz maymunlar ve insanın) ayrışması gerçekleşti. Bencil bir biçimde kendi çizgimizi takip eder ve diğer primat gruplarının yaşadığı çarpıcı değişiklikleri yok sayarsak, bir sonraki ayrışma yaklaşık 12 milyon yıl önce olmuş olur ki burada gibonlar bizden kopmuş, 4 milyon yıl sonra ise orangutanlar kendi yollarına gitmiş olur. Bizi en çok ilgilendiren kopuş insan, şempanze ve gorilin yaklaşık 4 milyon yıl önce birbirlerinden ayrışması olayıdır. Yaklaşık 2 milyon yıl önce, insan kültürel bir hayvan olma yolunda parlak değişimini yaşarken, şempanzeler ormanlarda yaşayan küçük pigme şempanze ve ağaçlıklı savanaların büyük sakinleri olmak üzere iki türe ayrıştı. Goriller ise Batı Afrika'nın ovalarının alt-türleri ile Doğu'nun dağ goriline bölündü. Bizim çizgimizde de başka bölünmeler yaşanmış olabilir, ancak hayatta kalmayı başarabilen sadece bizleriz.