Halat Tural

Halat Tural
@XxxTurall
Henüz ölmemiş olanların hafızaları ise çok zayıftı, unu-tuyorlardı. Ölüler hatırlamaktan ne kadar zevk alıyorlarsa, yaşayanlar da unutmaktan o kadar zevk alıyordu. Sadece ken-di yaşadıklarını unutmakla kalmıyorlar, kendilerinden önce yaşananları da ya hatırlamıyorlar ya da kendi çıkarlarına göre çarpıtarak anlatıyorlardı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Osman, ölülerin hafızalarına hayrandı, her şeyi hatırlıyor-lardı, yaşarken unuttukları ne varsa ölünce hafızalarında ye-niden uyanıyordu. Unutmak istedikleri bir şey yoktu, aksine her şeyi hatırlamaktan zevk alıyorlardı.
Bir ulu ağaç düşünün, onun açtığı çiçekleri düşünün, kopardığınız her çiçekte o ağacın canını yakarsı-nız, bu dünyadaki beşer Rabbimizin çiçekleridir, kendisini görmüyoruz ama çiçeklerini görüyoruz, hepsi farklıdır, hepsi farklı renktedir, hepsi farklı kokar ve onları kokuları, renkle-ri, biçimleri için suçlamak, cezalandırmak, unutmayın ki bir insana değil, Rabbimizin eserine karşı kötülüktür. Onun çi-çeğine dokunursanız onu üzersiniz... Sizi cezalandırmasından değil, onu üzmekten korkun."
Her canlıyı Rabbimizin yarattığını, her insa-nın, her hayvanın, her nebatın onun tarafından yaratıldığı-nı ve ona ait olduğunu unutursanız, ona ait bir varlığa kötülük ederseniz, Rabbim bunu görecektir. Kötülük ettiğiniz her kulda, Rabbimize ait bir varlığa kötülük etmiş, en bü-yük günahı işlemiş olursunuz.
Tanrı sükûnettir. Sükûnet kaybolduğunda Tanrı da kaybolur. "Bilmiyorum, belki de tersidir," diye eklemişti Rukiye, "belki de Tanrı kaybolduğunda sükûnet de kayboluyordur. Ama ne zaman karışıklık çıksa Tanrı ortadan kayboluyor, bi-rakıyor ki güçlüler güçsüzleri ezsin. Taraf tutmuyor, diyeceğim ama sanki güçlüleri tutuyormuş gibi görünüyor."