Halat Tural

Halat Tural
@XxxTurall

Halat Tural

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
2025 25. kitabı
Honore de Balzac
7.8/10 · 18,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Her canlıyı Rabbimizin yarattığını, her insanın, her hayvanın, her nebatın onun tarafından yaratıldığını ve ona ait olduğunu unutursanız, ona ait bir varlığa kötülük ederseniz, Rabbim bunu görecektir. Kötülük ettiğiniz her kulda, Rabbimize ait bir varlığa kötülük etmiş, en büyük günahı işlemiş olursunuz.
İbadet şeytana karşı en büyük silahtır, derler, doğrudur, ibadet bizim inancımızı, itaatkârlığımızı gösterir lakin müminin şeytana karşı en büyük silahı utancıdır. Utancını kaybeden dinini kaybeder. Ne yaparsanız yapın, ne günah işlerseniz işleyin ama utanmayı kaybetmeyin, utanç sizi tövbe etmeye ve günahı tekrarlamamaya götürecek, size doğru yolu gösterecektir. Bir beşerden, bir başka kusurlu, taksiratlı canlıdan utanmayı söylemiyorum, sizi yaratandan utanacaksınız, sizi gördüğünü bileceksiniz.
"Buna nasıl inanırlar?" "İnanmak isterseniz her şeye inanırsınız, hanımefendi. İnanmak biraz da niyete bağlıdır. Onlar inanıyorlar ama inanmaya da niyetliler."
Rabbimizi bütün kâinatı saran büyük bir ağaç gibi düşün, her şey, herkes o ulu ağacın parçası, o ağacı görmüyoruz, biz zavallı bir beşeriz, bizim görebildiğimiz sınırlı, biz o ulu ağacın bir küçük dalını görüyoruz, o dalda bazen bir yaprak kuruyor, bir yaprak düşüyor, bir dalın ucu kırılıyor, ağacı göremediğin sadece küçücük bir dalı gördüğün için bunu anlayamıyorsun, o dala, o dalınbağlı olduğu ağaca düşman oluyorsun. Ama burada bir yaprak düştüğünde, bir dal kırıldığında, başka bir yerde başka bir yaprak doğuyor, başka bir çiçek açıyor, başka bir dal būyüyor, sen onu görmüyorsun, nerede başka bir yaprak açması için nerede bir yaprağın düşmesi gerektiğini zavallı beşer nasıl bilsin, o gördüğünü biliyor sadece. İsyan ederken kendisine bütün hakikati, bütün kâinatı, o kainatı saran muazzam ağacı, o ağacın her dalını, her yaprağını, her çiçeğini, dengesini anlatmasını istiyor, anlatmadığı için ona isyan ediyor. Ama düşün güzel kızım, küçücük bir dalı gören beşer o dalda yaşananlara dayanamazken, bütün ağacı görse o zavallı aklı bu hakikati taşımaya yeter mi? Bütün hakikati görmeye, o hakikati taşımaya bizim kudretimiz yetmez, Rabbimiz bize her şeyi göstermeyerek aslında bizi koruyor. Ağacı göremezsin ama onu hissedebilirsin, etrafına bak, geceye bak, gündüze, yıldızlara, mehtaba, güneşe bak, yavrum... Bütün bunları gör-düğünde ruhunda hissedeceksin hakikati, o zaman ona isyan etmeyecek, ona sığınacaksın, o seni koruyacak, bazen düşen bir yaprakla, bazen açan bir çiçekle koruyacak seni, seni koruyacağını bilip, buna inanacaksın...