Ahmet YAVUZ

Yusuf Akçura
Bu söylediklerimden anlaşılmıştır ki tarih mücerret bir ilim değil­dir. Tarih hayat içindir; tarih, milletlerin, kavimlerin varlıklarım mu­hafaza etmek, kuvvetlerini inkişaf ettirmek içindir’ ’ (Birinci Türk Tarilı Kongresi. Konferanslar, Müzakere zabıtları 1932, s. 605). “ ...Tarih millî harsın temelidir; aynı zamanda tarih, milletlerin ci­handaki mevki ve şereflerini tayin eder: tarih sayesinde bir kavim, yeryiızünde hayat ve saadet hakkının hüccetlerini aleme gösterir; tarih sayesinde bir millet, istikbalinin parlak ve sonsuz yollarını açar' ’ (Aynı eser, s. 617-618). Tarihçiliğin diğer önemli meselesi de, Türk tarihinin Türk görüşü ile yazılması ve okutulması işi idi. YusufAkçura tâ 1911’de şöyle diyordu; “Biz kendimize, kavmimize, ırkımıza, yabancıların gözümüze tak­tığı gözlükle bakıyoruz. Eğer Türkleri, Türklerin mazisini olduğu gibi görmek istersek, yabancıların taktığı gözlüğü kırıp atarak, vakâyie, Ö7. Türk gözümüzle bakmalıyız; yani babalarımızın bıraktığı eser ve vesikala­rı bizzat tetkik ile ona göre hüküm vermeye çalışmalıyız” (Türk Yuıdu, I"
Tarih