Liberalizmin değişen bir tarihsel kimliği vardır. On yedinci ve on sekizinci yüzyılda (kilisenin ve kralın ayrı-calıklarını kısıtlamayı amaçladığında) bir devrimci hareket-ken, on dokuzuncu ve yirminci yüzyılda (elitlerin iktidarını ve emperyal üstünlükleri tahkim etmeye başladığında) top-lumsal açıdan muhafazakâr ve nihayet (sadece piyasanın öz-gürlüklerini hızlandırmakla kalmayıp finans sermayesinin egemenliğini güçlendirerek eşitsizliğin artmasını da teşvik ettiği) son dönemdeyse talancı bir akım haline gelmiştir.