Barış Ağca

Barış Ağca
Dünyanın dörtte üçü işleri
Üniversite
Çanakkale
Zonguldak
319 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
Ben Kuşağı
“Tüketimden aldığı hazlara bağımlı, bireysel varlığını imajıyla ve sahip olduğu nesnelerle gerçekleştirmeye çalışan, ekran sanallıklarını hakikat olarak algılayan, insan ilişkilerini yalnızlığından geçici olarak kurtulmak için yaşayan, bireysel seçim ve söylemlerini tek toplumsal eylem biçimi olarak gören, şimdiye ve kendisine hapsolmuş bir kuşak. Potansiyel üçüncü sayfa figüranı insanlar kuşağı. Kendisini bir oy'dan ibaret gören, oyunu verip evine dönen ve televizyondan dünyayı değiştirip değiştirmediğini izleyen bir kuşak. Var olma kavgasını tek başına vermek zorunda bırakılan, seçeneksiz, çaresiz bir kuşak. Medyaların ağır ve sürekli koşullandırmalarına teslim olmuş; tekellere, bankalara, devlete, rantiyelere kısacası sisteme sürekli ve reel olarak ödeyen veya habire borçlandırılan bir kuşak. Plastik 'sanal' para kuşağı. Sürekli borçlu kuşak. Şimdi al sonra öde, paran yoksa 120 taksitle öde kuşağı. 'İş bul, çalış, tüket, öde ve emekli bile olmadan öl' kuşağı. Toplumun, çevrenin ve doğanın yıkımını kaygı içinde izleyen ve bu yıkımda suç ortağı olduğunu bilen ama yaşam biçiminden vazgeçemeyen bir kuşak. Sorguluyor-eleştiriyor-tepki veriyormuş gibi yapan, bilgiyi internet ve medya informasyonundan ibaret gören ve bununla yetinen bir kuşak. Emek vermenin başkalarına ait bir yükümlülük olduğunu düşünen, yaratılmış değerleri karşılıksız istemenin hakkı olduğunu sanan bir hazır dünya' kuşağı. Yoksuluyla, varlıklısıyla, küresel de diyebileceğim, tüm genişliğine ve genelleşmişliğine karşın yine de bu bir kuşak. Galiba uzunca bir süre sahnede kalacak çok büyük bir geçiş kuşağı-toplumu olacağız. Nesne bireylikten, yeni bir toplumsal özneliğe geçiş kuşağıyız aynı zamanda. Sadece zaman ve evrim meselesi." (Sinan Vurandamar, "Ben Kuşağı", kargamecmua,
Sayfa 63·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Barış Ağca

, bir kitap okudu
10/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Anne Sverdrup-Thygeson
9.1/10 · 69 okunma
Taze dışkı kapış kapış gider, özellikle sıcakken. Bok gibi satıyor deyiminin bir nedeni var tabii. Bir araştırmaya göre, beş desilitre fil dışkısı öbeğinin üzerine dört bin bokböceği üşüşüp dışkıyı on beş dakikada ortadan kaldırmışlardır. En gelişmiş tür yuvarlayıcı böceklerdir; yemeği alıp çekip giderler. Dışkıdan bir küre yaparlar. Ağırlıklarının 50 katı çeken bu küreyi yuvarlaya yuvarlaya giderler. İster güneş bulutların ardında saklanmış olsun iśterse zifir karanlık bir gece olsun, her zaman düz bir çizgide hareket ederler. Bunu nasıl becerirler? Yaratıcı araştırmacılar arazi deneylerini hazırlarken hiçbir şeyden kaçınmadılar: Bazıları, gölge olsun diye böceklere minicik siperli şapkalar taktılar. Diğerleri büyük aynalar yardımıyla Güneş'in ya da Ay'in konumlarını etkilemeye çalıştılar. Ama en yaratıcısı, bokböceklerinin yönünü bulmak için Samanyolu'nu kullandığını bilen araştırmacının, deneyin tamamını ç Johannesburg planetaryumuna taşımasıydı! Yıldızlara göre yönünü bulmak yalnızca insanlara, foklara ve bazı kuşlara has bir özellik olarak biliniyordu. Özetle araştırma, yuvarlayıcı bokböceklerinin yönlerini sabit tutmak için hem Güneş'i ve Ay'i hem polarize ışığı hem de Samanyolu'nu kullandıklarını göstermektedir. İnsanlar binlerce yıldır bu böceklere hayrandır. Yuvarlayıcı bok-böceği Scarabaeus sacer'in Mısır mitolojisinde önemli bir yeri vardı. Mısırlılar bu böceklerin dışkı kürelerini yuvarlayarak bir yerden bir yere götürdüklerini görmüşlerdi. Onlar için bu böcek, yükselen güneşin tanrısı Khepri'nin sembolü "kutsal skarabe"ydi. Bu böcektanrı bazen bir böcek, bazen de böcek kafasına sahip bir insan olarak resmedilir. Mısırlılar ayrıca skarabe böceklerinin bahar sellerinden sonra Nil'in çamurlu yatağından ortaya çıkan ilk yaşam belirtisi olduğunu görmüş-lerdir.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Meşe kovuklarında belirlediğimiz türler, 1400 farklı tür içerisinden 185.000 farklı böcekten oluşuyor. Bu belli habitatlarda yaşama konusunda uzmanlaşmış böceklerin bir kısmı yalnızca meşenin içinde ya da kovuğu olan ağaçlarda yaşıyor, tercihen meşe kovuklarında. (…) Bir yolu genişletmek ya da yeni binalar dikmek gibi ilerlemelerin önünü kesen bir kovuklu meşeyi kesivermek çok kolay. Kara veba sırasında filizlenmiş, Rönesans'i görmüş, Sanayi Devrimi'nin başlayıp bitişine tanık olmuş bir devi boylu boyunca yere sermek için motorlu testereyle beş dakika yeter. Aynı kalibrede bir meşe ağacını ortaya çıkarmak ise 700 yıl alır. Ve bu esnada böcekler nerede yaşayacaklar?
Sayfa 114·Kitabı okudu
9/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
İyi ki İlhami Algör var. Kurguları kadar tarihe ve yaşanmışlığa bakış açısının edebiyatımız açısından bir nimet olduğunu düşünüyorum. Diğer kitaplarından farklı olarak bu sefer Çanakkale’nin yakın tarihini her biri şahsına münhasır özel insanların tanıklıklarıyla yansıtıyor.
Çanakkale - Yalı Hanı ve Han Sakinleriİlhami Algör · Everest Yayınları · 20078 okunma