Yavuz Sultan Selim Han hz.
Bursa civarlarından geçerken orduyu dinlendirmiyor mahsus 1 öğün aç bırakıyor açlıkları çoşsun diye, ve orduyu meyve olan bir bahçeden geçiriyor bahçe bitince durduruyor, emir veriyor bütün askerlerin çantalarını arayın, orduda binlerce insan, çantalarını arıyorlar bakıyorlar tek bir tane meyve bile yok, izinsiz almamışlar, yavuz Sultan Selim Han hz. Diyorki: vallahi binlerce ordunun içerisinde bir askerin cebinde o meyve çıksaydı bu orduyu geri döndürürdüm haram yiyenle fetih olmaz, böyle ecdadın torunlarıyız.(torunları(mıydık) mı Aceba Bi dönüp baksak mı kendimize? biz ise üzerine basa basa haram yiyiyoruz, artık normal Bi günde bile değil mübarek ramazan ayında bile dikkat etmiyoruz. Sofralarımız, evlerimiz şüpheli, haram dolu neden zorla ecdadımızı unutup avrupaya meylediyoruz ki, bu kadar güzel Bi geçmişimiz varken, onlara meylederek yahutta benzeyerek onları kendimize hayran edemeyiz (maksat bu gibi gözüküyor yoksa neden bu kadar onlara benzemeye koşalım) aksine geçmişimize bakarak, takip ederek onları hayran bırakabiliriz kendimize.
Sarı mendil, mavi oyadaki gizemli hikaye varya? Ben işte öyle sevdim, halin nedir diye sormadan, selamsız sabahsız gideni. Bir daha sevmek mi, tövbeler olsun!