Başladı bizim mesai!
Hayata karşı kayıtsız olmak, insanı nereye sürükler? Kitap, bu soruyu net bir şekilde ele alıyor. Genel olarak bakıldığında, kitabın akıcı ve okunmaya değer olduğunu söyleyebilirim. Ancak, kitaptaki keskin geçişlerin zaman zaman dikkat dağıtıcı olduğunu düşündüm. Yazar, hayatta hakkını savunmayan insanların nasıl silinip gittiğini etkileyici bir biçimde gözler önüne seriyor. Aslında, hayata kayıtsız kalmak, başlı başına bir varoluşun sonu demek. İnsanlar, kendi değerlerini savunmayan kişilerin üzerine basmaktan hoşlanır. Düştüğünüzde, en yakınlarınız bile bir tekme atmaktan geri durmaz. Ve bir noktada, hayatınızda kimse kalmaz.
Kitap, bizi bu acı gerçeklerle yüzleştiriyor ve bu açıdan hiçbir itirazım yok. Ancak, Camus’nün hayata dair bazı keskin ve gereksiz düşüncelerinin de olduğunu söyleyebilirim. Yine de, bu kitabı herkese tavsiye ederim. Okudukça bedeninizin derinliklerindeki karanlık köşelere bile küçük de olsa bir ışık tutabilir.
Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. İyi okumalar!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evet, hayat bazen gerçekten yıpratıcı olabilir, ama aynı zamanda çok güzel anlar da sunar. Tek sorunum, kendimde bir eksiklik hissiyle baş edememek. Her şey bana eksik gibi geliyor ve zaman da inanılmaz hızlı geçiyor. Bir türlü yakalayamıyorum.