İpek isminde bir kuzucuğun okur yazmaz babası, eşine aşık, anne ve babasına muhtaç orta halli bir öğretmen. Altında başkalarının gölgeleneceği ağaçlar diken bir doğasever yatırımcı. Nevi şahsına münhasır
Sehl-i Mümteni derlerdi Yunus’a eğer buna Orta Asya’da bir ad verilecek olsa Hüseyin Nihal Atsız olurdu. Türkçenin en eski kelimelerini o kadar güzel işlemiş ki hayran olmamak elde değil. Bu güzel eseri sakın siyasi fikirlerle heba edip es geçmeyin. İlk Türk tarihini saatlerce işlemek yerine bu eser okutulsa damarlardaki o asil kan tekrar kabaracaktır. Olaylar, kişiler ve o güzel kelimeler o kadar harika bir araya getirilmiş ki insan iki el bir baş içindir deyip düşünüyor “Devleti, milleti ve Türkçeyi”.